23 Ekim 2020 Cuma

 BİLGİLENDİRME MESAJI


Derneğimizin en yaşlı üyesi ve değerli büyüğümüz Kasım YILMAZ kalça kırığı nedeniyle Fatih Sultan Mehmet Hastahanesinde tedavi altına alınmıştır


Yaşı ve kroner rahatsızlıkları nedeniyle ameliyatı doktorlar tarafından bekletilmektedir.


Ayrıca korona tedbirleri dolayısıyla hastahaneye kendi çocukları da dahil hiçbir ziyaretçi kabul edilmemektedir.


Köylülerimizin de ailesini ziyaret amacı ile olsa bile hastaneye gitmemelerini önemle rica ediyoruz. 


Dedemiz ve tüm hastalarımıza acil şifalar diliyoruz. 🙏


Saygılarımızla,

Toklucak Köyü Derneği Yönetim Kurulu





18 Ekim 2020 Pazar


                                         Nebî - Güzel [ Leyli Leyli © 2020 Kalan Müzik 



 

18 Eylül 2020 Cuma

toklucak köyümüzün yiğit çalışkan yöneticilerinin çabaları ve arsa kura çekimi

EMEĞİ GEÇEN ESKİ YENİ TÜM YÖNETİCİLERİMİZE  SONSUZ TEŞEKKÜRLER..
toklucak köyümüzün yiğit çalışkan yöneticilerinin çabaları ve arsa kura çekimi


 































1 Eylül 2020 Salı

VEFAT DUYURUSU
Köyümüz Değerli büyüklerinden 
Efendi YILMAZ 
vefat etmiştir.
Cenazesi (BUGÜN) 02 Eylül 2020 tarihinde Saat 15:00'de Mustafa Kemal Cemevinden hareketle yarın
Toklucak Köyümüzde toprağa verilecektir.
Merhuma Allah'tan rahmet kederli ailesine başsağlığı dileriz.
Toklucak Köyü Derneği Yönetim Kurulu

                                                           nur içinde yat sevgili efendi kivram
                                                                            ergün yıldız

31 Ağustos 2020 Pazartesi

30 Ağustos 2020 Pazar

                                               Seni Şah'a Gider Derler


                                     sevgili muharrem sönmez ve arkadaşı halil  den bir nefes

27 Ağustos 2020 Perşembe

Sorarlarsa eğer...hayatını kendi için değil, tüm adalet isteyenler için feda etti dersiniz... #avukat #ebrutimtik

7 Ağustos 2020 Cuma

11 Temmuz 2020 Cumartesi

bekletme dön gel babam...




aşık müsayip 
bekletme dön gel babam


İBRAHİM YILDIZ

2 Temmuz 2020 Perşembe

Felek gelmiş can almaya en öne yazdılar bizi...
Şiir : Molla Demirel
Müzik ve derleme : Nedim Şahin


1 Temmuz 2020 Çarşamba


GERİCİ YOBAZ FAŞİST GÜRUH TARAFINDAN KATLEDİLEN CANLARIMIZIN ÖNÜNDE SAYI İLE EĞİLİYORUZ..

UNUTMADIK.
SİVASI UNUTMADIK.







     

18 Haziran 2020 Perşembe



Pepuk Kuşu Efsanesi:
Bir varmış bir yokmuş... Vakti - zamanda DERSİMİN küçük bir dağ köyünde anne baba ile iki çoçuğu yaşarmış. Çocuklarının biri erkek diğeri de kız imiş. Bu ailenin herkesi imrendirecek derecede neşe, mutluluk ve sevinç içerisinde dilekleri gerçekleşir her şey gönüllerince olurmuş. Oturdukları köyde gayet sevilen bu iki güzel çocuk da gün gelmiş cıvıl cıvıl kuş sesleri, kuzu meleyişleri, dere çağlayışları arasında mavi ve yeşilin alabildiğine uzandığı yaylaların güzelliği içinde, boylu boyunca dağların eteklerinde bulunan ağaçların gölgeleri ve serinliği içinde güle, oynaya, büyümüşler.

Taa ki günün birinde anneleri aniden rahatsızlaşıp ölünceye dek. Bu durum,ailenin tüm neşesini, huzurunu, mutluluğunu üzüntüye çevirip yok etmiş. İki kardeş de artık eskisi gibi ne gülmüş ne de sevinip oynamışlar. Her tarafa ağır bir yas ve sis bulutu çökmüş...

Bir müddet sonra evde aş pişirecek kimsesi olmadığı için babaları yeniden evlenmek zorunda kalmış. Evlenmişte üvey anneleri kısır olduğu ve de çocuğu olmadığı için çocukları hiç sevmez, düşmanca davranırmış. Fırsat buldukça kötülük eder, elinden gelen her zulmü yapmaktan geri durmazmış.
Hele babaları evden çıkınca vay haline çocukların, onlara türlü türlü eziyetler eder rahat yüzü göstermezmiş. Çocukları gece gündüz çalıştırp, döver ve kimseye anlatmamaları için de korkuturmuş. Zavallı çocuklar bütün bu kötülüklere rağmen yine de babaları üvey annelerinin yaptıklarına inanmaz diye çaresiz her eziyete katlanarak yaşamlarını sürdürme çabası gösterirmişler...

Babalarının yine evde olmadığı bir bahar günü, üvey anneleri iki kardeşe torba, bıçak ve kazma vererek,dağa kenger toplamaya gönderir . İki kardeş sabah erkenden evden ayrılarak kenger toplamak için dağın yolunu tutmuşlar. Abla bir bir topladığı kengerleri kardeşinin sırtında taşıdığı torbaya koyarmış ve böylece de hava kararmaya başlayıncaya kadar kenger toplamışlar. Artık köye dönmek üzereyken Abla, kardeşinin sırtında taşıdığı torbanın dolup dolmadığını anlamak için torbayı yere indirip bakmışki ne görsün, torbada bir tek kenger yok. Bu duruma şaşıran iki kardeş, ’Sabahtan beri topladığımız kengerleri gizli gizli yedin değil mi?" Biz şimdi eve nasıl döneriz? üvey annemiz bizi öldürür!.. ’ deyip çıkışmış kardeşine.

Kardeşi ise ’Hayır abla, bana yemem için verdiğin bir tek kengerin dışında yemin olsun ki yemedim!’ demiş. Ancak ablasını bir türlü inandıramamış. ’Abla eğer hala bana inanmıyorsan istersen karnımı aç da bak!’ demiş. Ablası almış bıçağı karnını yarmış bakmış ki kendisinin verdiği bir kengerin dışında midesi bomboş kardeşinin, meğerse kengerleri o yememiş!... Kardeşi doğru söylemiş. Kardeşinin karnını dikmeye çalışmışsa da kardeşi oracıkta ölmüş.

Gidip torbaya tekrar bakmışki torbanın dibi delik ve sabahtan bu yana topladıkları kengerlerin döküldüğünü anlamış. Meğer üvey anneleri onlara (akşam kötülük etsin diye) dibi delik torbayı vermiş.

Kardeşine inanmamakla hata yapıp onun ölümüne sebep olan abla, bu acı ve vicdan azabıyla neye uğradığını şaşırmış ve orada bulunan pınarın suyuyla kardeşini yıkayıp ağlaya ağlaya gömüvemiş. Gömütün yeri belli olsun diye de başucuna bir fidan dikmiş.

Eve döndüğünde kardeşini soran babasına. ’O biraz yoruldu oduncularla gelecek’ demiş. Oduncular gelmiş, çocuk gelmemiş.
- Nahırla gelecek demiş.
Nahır da gelmiş, ama çocuk yine yok.
- Davarla gelecek.
Davar da gelmiş çocuk hala ortalada yok.
Genç kız bir yandan baba korkusu, diğer yandan vicdan azabıyla kıvrılmış,yanmış, tutuşmuş parça parça olmuş yüreği.

Kardeşine inanmamakla hata yapıp onun ölümüne sebep olan abla, bu acı ve vicdan azabıyla Allah’a yalvarmaya, dua etmeye başlamış. ’Allah’ım beni pepuk kuşu yap bu dağlara sal ki dünya döndükçe dağlardan dağlara kardeşim diye seslenip durayım!..."

Efsane bu ya o gece kızın dileği kabul olur, genç kız o gece Allahtan, pepuk kuşu olmuş ve gidip kardeşinin başucundaki ağaca konup hep kardeşi için seslenip durmuş. Ve işte o gün bu gündür bu kız, pepuk kuşu olarak dağlarda oradan oraya dolaşarak, kardeşini öldürdüğü için herkese kendini ihbar eder durur:
Her bahar mevsimi kengerin yerden bitmesi ile beraber pepuk kuşunun acıklı ötüşü de başlar.
’Pepuu’
"Kekuu"
"Ke qir?"
"Mın qir"
’Ke kuşt?’
’Mın kuşt’ ’
Ke şuşt?’
’Mın şuşt’
"Ax! ax! Ax!"

Pepuu,
Kekuu,
Kim vurdu,
Ben vurdum,
Kim öldürdü,
Ben öldürdüm
Kim yıkadı
-Ben yıkadım



1 Haziran 2020 Pazartesi


GEZİ DİRENİŞİNİ UNUTMAYIN

KATLEDİLEN YİĞİTLERİ UNUTMAYIN
VE
 UNUTMAYIN 
ZULMÜ 
UNUTMAYIN