5 Ağustos 2012 Pazar

cem de 12 hizmet sahipleri

CEM’DE ON İKİ HİZMET SAHİPLERİ

Ergül ŞANLI

1. DEDE (Secem’de denilir. Cemi yönetir. Sorunları çözer toplumu aydınlatır eğitir. Hizmet sahibi, Hz Muhammed, Hz Ali, Hacı Bektaş Veli dir.)

2. REHBER (Görgüsü yapılacaklara ve ceme katılanlara yardımcı olur. Hizmet sahibi, Hz Ali dir)

3. GÖZCÜ (Cemde düzeni ve sükuneti sağlar. Hizmet sahibi, Gözcü Er Mustafa, Karaca Ahmed dir)

4. ÇERAĞCI (Çerağın yakılması meydanın aydınlatılması ile görevlidir. Hizmet sahibi, Cabir-ül Ensari, Hadi Ekber)

5. ZAKİR (Deyiş, duaz, miraçlama söyler. Saz çalar. Hizmet sahibi, Bilalı Habeş, Abdüssamet, Yedi Ulu Ozan İmam Bakır, İmam Cafer.)

6. FERRAŞ (Sübürke- Car çalar. Gerekirse Rehbere yardım eder. Hizmet sahibi, Selman Farisi, Selmanı Piripak)

7. SAKKA ( İbriktar El yıkanması ve sakka suyu dağıtır. Hizmet sahibi, Hz Hüseyin, Gulam Kamber, Salmani Pak)

8. SOFRACI ( Kurbancı, kurban ve yemek işlerine bakar. Hizmet sahibi, Muhammed Ensari, Hz İbrahim, Kamber,
Kasap Cömert)

9. PERVANE ( Semahçı semah yapanlar. Hizmet sahibi, Abuzer Gaffari, Hz Fatıma dır. )

10. PEYİK ( Cemi komşulara haber verir. Hizmet sahibi, Amrı Eyyar, Cebrail Musaffa dır.)

11. İZNİKÇİ (Cem evinin temizliğine bakar. Hizmet sahibi, Hüzeymetül Ensari dir.)

12. BEKÇİ (Kapıcı, Cem’in ve cem evine gelenlerin güvenliğini sağlar. Hizmet sahibi, Hz Hasan, Hz Hüseyin dir.)


DEDE: Azamtü ileyke ya Ali...
Ekremtü ileyke ya Ali...
Eslemtü ileyke ya Ali..
Enamtü ileyke ya Ali.
Diye Posta niyaz ederek yerine oturur. Erenler, Canlar! Bizim yolumuz rıza yoludur. Biz Fakirlerin sizlere Dedelik yapmasına Razı mısınız? Razı mısınız? Razı mısınız? Diye sorarak cemaattan razılık alır. Daha sonrada toplumun birbirinden razı olmasını sağlar. Daha sonra özlü bir Balım Sultan sohbeti yapar. Sohbet esnasında toplumun bilgi seviyesine göre gerekli gördüğü açıklamaları yapar.

(Cem evine gelen erkek ve bacılar getirdikleri çörek kuru yemiş meyve gibi yiyecekleri hizmet sahibine verdikten sonra sağ elleri göğüste olduğu halde duaya dururlar. Dede lokma dualarını verir.)

DEDE : Allah! Allah! Lokmalar kabul ola. Muratlar hasıl ola. Hak Muhammed Ali Kabul eyleye... İmam Hasan Şah Hüseyin Hünkar Hacı Bektaş Veli defterine kayıt ola. Nur’u Nebi Kerem-i Ali Pirimiz Hacı Bektaşi Veli gerçek Erenler Demine Hu Mümine Ya Ali. (Dua alındıktan sonra eşleriyle birlikte yarım ay şeklindeki sırada yerlerini alıp diz çökerler.Ardından hizmet sahipleri Dede tarafından meydana çağırılır Hizmet sahipleri meydana niyaz edip topluca dara dururlar.)

DEDE Allah Allah! Akşamlar hayır ola, Hayırlar feth ola şerler defola, hizmetleriniz kabul ola. Muratlarınız hasıl ola. Hazır, gaib, zahir batın ayini Cem erenlerinin nur cemallerine aşk ola. On sekiz bin alemle mümin, müslim cümle kardeşlerimizi Muhammed- Ali gülbangından mahrum eylemeye. Allah cümlemizi didarı ehli beyte meşrebi hüseyine nail eyleye Muhammet el mustafa, Aliyyel Murtaza, Cebrail Musaffa, Gözcü Er Mustafa, Gulam Kamber, Çerağcı Cabir Ensar, Selmani Farisi, Bilal Habeşi, Kurbancı Mahmut Ensari, Gulam Kisani, Semahcı Abuzer Gaffari, Fatımatül Zehra, Amırı Eyyar ve İznikci, Hüzeymenin hüsnü himmetleri üzerinizde ola. Saklaya bekleye dil bizden nefes Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli den ola Vaktin imamı Veliyettin Efendimizin defterine kayıt ola gerçek erenler demine hu! Mümine Ya Ali!

(Hizmet sahipleri meydana niyaz edip topluca ikinci kez dara dururlar)

DEDE Tecella, tevella Hakka yazıla. Tecellanız temiz, yüzünüz ak ola. Tecella gören Cehennem narı görmeye. Erenlerden himmet, Şey’an- Lillah Allah eyvallah.

(Hizmet sahipleri hizmetleri başına dönerken Ferraş meydana üç kez süpürge çaldıktan sonra süpürgeyi sol koltuğuna alarak dara durur.)

FERRAŞ Allah, Allah! Guruhu Naciyim.Kırklar Meydanında süpürgeciyim. Pir Divanında durucuyum. Hamdü-Lillah Pirimiz Hacı Bektaş Veli dir. Ali Muhammed den üstadımız Seydi Ferraşidir. Allah eyvallah. Nefes Pir nefesidir.

DEDE Allah Allah! Hizmetin kabul ola. Muradın hasıl ola. Seyyid Ferraş Efendimizin Hizmeti üzerinde ola. Gerçek erenler demine hu!
(Ferraş, bulunduğu yere niyaz edip geri geri çekilerek meydanı terk eder.

Daha sonra, seccadeyi serecek olan kişiler gelerek dedenin huzurunda dara durur.)

SECCADE DUASI : Allah Allah! Destur Pirim Muhammet Mustafa’nın dır bu seccade. Ali’yel Murtaza nın dır bu seccade. Hatice’i Kübra Fatmayı Zehranındır bu seccade. On iki imamlarındır bu seccade. Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş-i Velinindir bu seccade. Ber Cemal-i Muhammed, Kemal-i Hasan Hüseyin Ali-ra Bülende selevat.

CEMAAT: Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed ve ala Ali Muhammet.

DEDE Allah Allah! Post kadim ola. İnkar defola. Hayıra gelmiş hayıra serilmiş ola. Kırklar Meydanına serilen bu kutsal seccadenin üzerinde sorgulanan Canların didarı Cennet ola. Günahları af ola. Seccaden temiz, yüzün ak ola. Hak Muhammet Ali Fatıma ehli beyit on iki imamların hüsnü himmetleri üzerinizde ola. Dil bizden, nefes Hünkar Hacı Bektaş-i Veliden ola. Gerçeğe Hü Mümine ya Ali.

DEDE : (Duanın ardından Rehbere hitaben) Erenler, Görgüsü yapılacak canlar varsa Meydana getirilsin!
(Rehber sağda olmak üzere dört kişilik veya iki kişilik bir aile meydana getirilir.)

.( Rehber dede huzurunda dualarını verir.)

REHBER ( Her ikisi “Rabbimiz kendimize yazık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmesen biz kaybedenlerden oluruz.” Dediler) “Araf suresi ayet 23”
Allah Allah! Eli erde, yüzü yerde özü darı Mansurda. Hak Muhammed-Ali yolunda Erenler meydanı Pir divanında, canı kurban, teni terceman on iki imam ve on dört masum Pak Efendilerimizin dostlarına dost, düşmanlarına düşman olmak kavliyle Hak erenlerin nasihatlarını kabul etmek üzere yalın ayak yüzü üzere sürünerek gelmiş (İsimleri) Ayini Cem Erenlerinin izni icazetiyle Muhammet- Ali yoluna Seyyit Muhammet Hünkar Hacı Bektaş Veli tariki nazenine dahil olmak üzere koç kuzulu kurbanlarıyla gelmişler, Hakkı görmüş Rahı Hak bilmiş, Nesimi gibi yüzülüp Mansur gibi asılıp, Fazlı gibi borçtan halas olmak dilerler. Himmeti Pir niyaz ederler. Allah Eyvallah!

DEDE Cemaata siz bu canlardan razımısınız diye yüksek sesle üç defa sorar. Görgüsü yapılanların toplum tarafından razılığı alınır. Şikayetçi olan varsa mesele halledilir. Görülenler ayakta darda iken

DEDE (“ Ey inananlar Allahtan sakının doğrularla beraber olun”)”Tevbe suresi ayet 119 “ Tevbe günahlarımıza estağfirullah, elimizle, dilimizle, belimizle işlediğimiz günahlara tevbe- estağfirullah, kalbimizle cem-i azamızla işlediğimiz günahlarımıza tevbe- estağfırullah, isyanımıza tevbe estağfurullah
Canı dilden el bağladım evliya erkanına ..
Hamdulillah gene durdum pirimin divanına..
El aman sığındım erenler lüfu ihsanına..
Bu yolda canım kurban pirimin fermanına
Ber Cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Aliyü ra Bülende selavat

CEMAAT Allahümme salli ala seyidina Muhammet ve ali Muhammed.

GÖRÜLENLER Yüz üzeri kapanırlar.
.
DEDE (Yüz üzeri kapanıp secdede duran görünenler için) Geldiğin Ali yolu, durduğun Mansur dar’ı, gördüğün Hak didarı, Hak cesedine can verdi. Kalbine iman verdi. Ağız talib, dil mürşid Erenler meydanında ne gördün ne işittin?

GÖRÜLENLER (Başları secdede) Hak gördük, Hak işittik

DEDE Allah Eyvallah Kapısında, döktüğün varsa doldur. Ağlattığın varsa güldür. Yıktığın varsa kaldır. Doğru gez, dost gönlünü incitme. Mürşide teslimi rıza ol. Yalan söyleme, haram yeme, zina etme. Elinle komadığın şeyi alma gözünle görmediğin şeyi söyleme. Gelme gelme, dönme, dönme. Gelenin malı, dönenin canı. Riya ile ibadet, şirk ile taat olmaz. Söylediğin meydanın, sakladığın senin. Baş kaldır doğru söyle,(görgüsü yapılanlar ayakta dara kalkar)

DEDE (sorar) erenler ayini cem erenleri gördüklerine şahitlik ettiler. Birde sizi sizden soralım. Bizlerin görmediği zamanlarda ve yerlerde Hak Muhammed Ali yoluna aykırı işleklerde bulundunuz mu?

GÖRÜLENLER Tevbe estağfurullah (derler)

DEDE (Sorar) Erenler Meydanında Pir huzurunda mürşidine rıza ile teslim oldun mu? Allah, Muhammed, Ali, On iki imam ve Ehli beyt soyuna imanı ikrar ettin mi? Kazaya razı olup kadere bağlandın mı? Nacilerin pişuvası İmam Cafer Sadık’ın ictihatı üzere Hak dediğimizi hak bilip, batıl dediğimizi batıl bildin mi? Muhammed Ali’nin ve Ehl-i Beytin sevdiğini sevip tevella sevmediğini sevmeyip teberra ettin mi? Dört kapı, kırk makam Hak mı? Oniki yas-ı matem Hak mı? Suret-i Hak’tan görünüp, dünya menfaatiyle gözünü kamaştıracak münafıkların sözlerine aldanıp erenler yolundan uzaklaşırsan mahşer günü yüzün kara olsun mu?

GÖRÜLENLER (Her soruya) Allah Eyvallah!

DEDE Allah Muhammed- Ali, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli ikrarınızda sabit kadem eyleye, gerçek Erenler demine Hu!

(Bunun üzerine görünenler aynı sırada olmak üzere dedenin önünde diz üzeri oturur. Dede en sağ tarafta oturanın sağ elinden tutar. Baş parmağını kendi baş parmağına rapteder. Talip sol eliyle dedenin eteğinden tutar. Onun solunda oturan eşi ve diğerleri kendi sağındakinin eteğinden tutar. Dede görünenlerin kulaklarına yakın bir mesafeden hafif bir sesle Yedullah ayetini okur. )
(“Ey Muhammed! Şüphesiz sana baş eğerek ellerini verenler Allah’a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah’ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Verdiği bu sözden dönen ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Allaha vermiş olduğu sözü yerine getirene Allah büyük ecir verecektir.”)”Fetih suresi Ayet 10”.
(Bundan sonra dede sağ elinin parmakları açılmış vaziyette, görülen taliplerin ayrı ayrı sırtlarına üç defa vururken)
La fetta illa Ali La seyfa illa zülfükar Nasrun min Allahı ve fethun karip beşerül müminin Ya Allah ya Muhammet ya Ali Pirimiz üstadımız kutbul alem Hünkar Hacı Bektaşi Veli Şahı horasan ..Desturu pir..

yukarıdaki dua aşağıdaki şekildede okunabilir
(Ali’den başka fatih, Zülfikardan başka kılıç yoktur.)- (“ Yardım Allah’tandır. Kazanç fetih yakındır. İnananlara müjde olsun) (Saf suresiAyet13)

(Görgüsü biten canlar, niyazını yaparak yerlerine çekilirler.Cemaat onları aramıza hoş geldiniz miracınız kutlu olsun diye kutlar.)

Görgü bittikten sonra meydana kurban getirilir. Kurbana su ve tuz verildikten sonra Kurban sahibi yönü dedeye dönük olduğu halde sağ eliyle kurbanın sağ bacağını hafifçe havaya kaldırır.

KURBANCI :Allah Allah kurbanımız kabul ola Arafatta İmam Cafer sürüsüne karışa Erenler aşk ile meydana geldim şahı katar uzatıyorum Ber Cemalı Muhammet Kemalı Hasan Hüseyin Aliyü ra Bülend’e selavat

CEMAAT Allahümme salli ala Seyyidina Muhammed ve ala Ali Muhammed

DEDE Allah Allah kurbanımız kabul ola muradınız hasıl ola yardımcınız hak Muhammet Ali ola piriniz Muhammet ensar hazretlerinin hüsnü himmetleri üzerinizde ola dil bizden nefes pirimiz hacı Bektaşi Veli den ola..gerçeğe hu mümine ya Ali (“İkisi de Allah’a teslim oldular. Babası oğlunu alnı üzerine yatırdı. Biz “Ey İbrahim rüyayı gerçek yaptın” dedik. Bu denemede onu ödüllendirdik. Ona bir kurban fidye verdik.”) Saffat suresi Ayet (103-104-105-106-107)

Kurban-ı Halil, Ferman-ı Celil, Tığ-ı Cebrail, İtaati İsmail.

Dedikten sonra cemaatla birlikte aşağıdaki dua üç defa tekrar edilir.

“ Allah-ü Ekber. Allah-ü Ekber. Allah-ü Ekber. Eşhedü en La İlahe İllallah Vallah-ü Ekber. Allah-ü Ekber ve Lillah- il hamd.

“ Allah-ü Ekber. Allah-ü Ekber. Allah-ü Ekber. Eşhedü en La İlahe İllallah Vallah-ü Ekber. Allah-ü Ekber ve Lillah- il hamd

“ Allah-ü Ekber. Allah-ü Ekber. Allah-ü Ekber. Eşhedü en La İlahe İllallah Vallah-ü Ekber. Allah-ü Ekber ve Lillah- il hamd

La fetta illa Ali, la seyfe illa Zülfikar. (Aliden başka fatih Zülfükardan başka kılıç yoktur .)
Nasrün-min Allah-i ve fethün karib ve beşşr’il mü’mınin (Yardım Allahtandır .kazanç”fetih” yakındır inananlara müjde olsun)”” Saf suresi ayet 13”
Ya Allah, Ya Muhammed, Ya AliPirimiz Üstadımız Hünkar Hacı Bektaş-i Veli.

Diyelim gönül birliğiyle Allah Allah!

(Dede aşağıdaki gülbankı söylerken tüm cemaat, secdeye vararak alınları yerde dinlerken her cümle sonunda)
“Allah! Allah! “ derler.

DEDE Allah! Allah! Akşamlar hayır ola. Hayırlar feth ola. Şerler def ola. Münkirler mat, münafıklar berbat ola.Müminler şad ola. Meydanlar abad ola.Sırlar mestur, gönüller mesrür ola. Hak Muhammed Ali yardımcımız ola. On iki imam, on dört masum pak, on yedi kemer best katarlarından didarlarından ayırmaya Pirimiz üstadımız Hünkar Hacı Bektaş Veli muin ve dest’girimiz ola. Cenab-ı Hak münkir münafık şerrinden, adü mekrinden hifz-i emande eyleye. Dertlerimize derman, hastalarımıza şifa, borçlarımızı eda, nasib ve müyesser eyleye. Allah, Gökten hayırlı Rahmetler, yerden hayırlı bereketler ihsan eyleye. Namerde muhtaç eylemeye. Kurbanlarımızı Dergah-ı izzetinde kabül eyleye. Lokmaya sevap yazıla. Kazaları, afetleri belaları defetmiş ola. Dil bizden nefes, Hazreti Hünkardan ola. Nür-u Nebi Kerem-i Ali Gülbank-ı Evliya Hünkar Hacı Bektaş Veli, gerçek Erenler Demine Hü.

ZAKİR (Duayı Takip Zakirler üç nefes bir duaz söyler.)

Akıl ermez yaradanın sırrına
Muhammed Ali’ye indi bu kurban
Kurban olam kudretinin nuruna
Hasan Hüseyin’e indi bu kurban

Ol İmâm Zeynel’in destinde idim
Muhammed Bâkır’ın dostunda idim
Ca’fer-i Sâdık’ın postunda idim
Mûsa Kâzım, Rızâ’ya indi bu kurban

Muhammed Takî’nin nûrunda idim
Aliyyün-Nakî’nin sırrında idim
Hasanü’l –Askerîn dârında idim
Muhammed Mehdî’ye indi bu kurban

Aslı Şâh-ı Merdan,gürûh’u Naci
Gerçeğe bağlıdır bu yolun ucu
Senede bir kurban tâlibin borcu
Pir-i Tarikat’a indi bu kurban

Tarikattan hakikat’a ereler
Cennet-i Âlâ’ya hülle sereler
Muhammed –Ali’nin yüzün göreler
Erenler aşkına indi bu kurban

Şâh Hatâyim eder bilirmi her can
Kurbanın üstüne yürüdü erkân
Tırnağında tesbih kanında mercan
Mü’min müslüman’a indi bu kurban

(Duaz bitince Zakir, sazların üstüne eğilerek dededen dua ister)

DEDE Allah Allah! Hizmetleriniz kabul, muradlarınız hasıl ola. Ağzınız ağrı dert görmeye. Zikrettiğiniz, Erenlerin Evliyaların ve Hizmet Piriniz Bilal-i Habeşi Abduş Samed Hz İmam Bakır’ın Hüsnü himmetleri üzerinizde Hazır ve nazır ola. Demi Hünkar Kerem’i evliya gerçek erenler demine Hu!

FERRAŞ : (Farraş gelerek meydana yine üç kez süpürge çalar.) Allah allah Güruhu naciyim kırklar meydanında süpütkeciyim pir divanında durucuyum hamdülillah pirimiz Hacı Bektaşi Velidir Ali Muhammed den üstadımız seyyidi ferraşidir Allah eyvallah nefes pirdedir..)

DEDE Allah Allah! Hizmetin kabul ola. Muradın hasıl ola. Seyyidi Ferraş efendimizin himmeti üzerine ola. Gerçek erenler demine Hu!

(Kurban işleminin bitmesiyle birlikte o zamana kadar yan yana oturan cemaate hitaben.)

DEDE Dar çeken Didar göre.Didar gören cehennem narı görmeye. Erenler sefasına vara. Gerçek erenler demine Hu! Diye ihtiyaç molası verilir. Bu arada dede bilgisi dahilinde, Balım Sultan muhabbeti yapar.

Çerağ uyarması ile Hizmete başlanır. Çerağ hazırlığı sürerken dede Balım sultan muhabbeti yapar.
(Çerağcı çerağ malzemesini dedenin bulunduğu yere yakın şekilde meydana koyduktan sonra önünde dar’a durur.

ÇERAĞCI (“Allah, göklerin ve yerin nurudur. Onun nuru, içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer. O ışık bir cam içindedir. Cam ise sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır. Bu, ne yalnız doğuda, ne de yalnız batıda bulunan bereketli zeytin ağacından yakılır. Ateş değmese bile neredeyse yağın kendisi aydınlatacak nur üstüne nurdur. Allah, dilediğini nuruna kavuşturur. Allah, insanlara misaller verir. O her şeyi bilir)”Nur suresi Ayet 35”

(Eğilip çerağı yakar. Diz üstü durarak aşağıdaki tercemanı okurken, Cem erenlerini selevat vermeye çağırır.)

Çerağı rüşan, fahr-i Dervişan, zuhur-u iman, Himmet-i Piran, Pir-i Horosan, Kürşad-ı Meydan, Kuvve-i Abdalan, Kanun-u Evliya gerçek Erenler Demine Hü! Çerağ-ı Evliya nuru-s Semavat, ki bu menzildir ol turu münacat.
Kaçan kim ruşen ola kıl niyaz, Muhammed-Ali’ye candan Salavat.

CEMAAT Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Mustafa
“ “ “ Aliyyel Murtaza
Hasanü-l Mücteba
Huseyn-i Kerbela
Zeyne-l Aba
Bakır Baha
Cafer Rehnuma
Kazım Musa
Ali Sultan Rıza
Muhammed Taki
Ali Naki
Hasan Askeri
Muhammed Mehdi

(Çerağcı Selavattan sonra Çerağın sağına soluna önüne niyaz ettikten sonra ayağa kalkarak geri geri çekilir. Meydanın orta yerinde dara durup aşağıdaki duvazı okur.)

ÇERAĞ Çün çerağı fahr uyandırdık Hüdanın aşkına
Seyyid el kevneyn Muhammed Mustafa’nın aşkına
Sakii Kevser Aliyyel Murtazanın aşkına
Hem Hatice Fatıma Hayrünissanın aşkına
Şah Hasan Hulki Rıza hem Şah Hüseyni Kerbela
Ol imamı etkiya Zeynel abanın aşkına
Hem Muhammed Bakir ol kim nesli Paki Murteza
Cafer üs Sadık İmamı Rehmümanın aşkına
Musai Kazım İmamı Serfirazı ehli Hak
Hem Ali Musa Rızayı Sabiranın aşkına
Şah Taki ve Ba Naki hem Hasanül Askeri
Ol Muhammed Mehdi Sahip Livanın aşkına
Pirimiz üstadımız Bektaş Velinin aşkına
Haşredek yanan yakılan aşikanın aşkına

CEMAAT Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed ve ala Ali Muhammed

DEDE Allah Allah! Hizmetin kabul, muradın hasıl ola. Cabir Ansarinin himmeti üzerinde ola. Gerçek Erenler demine Hu! (Duasını alan Çerağcı meydanı terk ederken Zakirler devreye girerler)

ZAKİRLER Konuyla ilintili kendi tercihleri doğrultusunda 3 duaz okurlar.
Hata ettim Hüda yaktı delili.
Muhammed Mustafa yaktı delili.

Ol Âl-i abâ’dan Haydar-ı Kerrar
Aliyyü’l Murtaza yaktı delili

Hatice’tül Kübra Fatıma Zehra
Ol Hayrü’n nisâ yaktı delili

İmâm Hasen aşkına girdim meydana
Hüseyin’i Kerbelâ yaktı delili

İmâm Zeynel, İmâm Bakır-ü Ca’fer
Kâzım Mûsa Rızâ yaktı delili

Muhammed Takî’den hem Ali Nakî
Hasanü’l Askerî yaktı delili

Muhammed Mehdî ol sahib zaman
Eşiğinde âyet yaktı delili

Bilirim günahım hadden aşubdur
Hünkar-ı Evliya yaktı delili

On iki İmâmdandır bu nur Hatâyi
Şir-i Yezdân Ali yaktı delili

İkinci söylemde “Kurdu bu yolu” üçüncü söylemde “Kabul eylesin” denilerek söylenebilir.
(Duaz bitince Zakirler duaya dururlar)

DEDE Allah Allah! Hizmetleriniz kabul ola. Muradlarınız hasıl ola.Muhammed-Ali Ehli beyt Katarlarından, didarlarından ayırmaya. Adlarını zikrettiğiniz On iki İmamların himmeti üzerinizde ola. Diliniz derd görmeye. Dil bizden nefes Hazreti Hünkardan ola. Gerçeğe Hü!
(Süpürgeci meydana üç kez süpürge çalar)
FERRAŞ Allah Muhammed Ya Ali. Pirimiz Hacı Bektaşi Veli. Allah Allah! Biz üç bacıydık. Güruhu Naciydik. Kırklar Meydanında süpürgeciydik.. Süpürgeci Selman, kör olsun Yezidi Mervan Gele yetişe Mehdi sahip zaman. Nefes pirden ola Allah Eyvallah!

DEDE Allah Allah Saile Selman mülkü Süleyman Kör olsun Mervan Cennette Rıdvan Hayır hizmetin kabul ola. Muradın hasıl ola isteğini dileğini Hak Muhammed Ali vere Seyyidi Ferraş efendimizin Himmeti üzerinize ola. Gerçeğe Hu mümine ya Ali.
(Duayı takiben Sakka, ibrik ve Leğenle birlikte Dededen başlayarak Salman halkasının eline su döker. Sonra yanında elinde havluyla hizmet veren bacıyla birlikte dara durur.)

SAKKA Allah Allah! Ben Gulami Haydariyem. Adudan etmem Hayfu pak. Çünkü bu hizmette örnektir bana Salman-ı Pak. Gönlümüzü Hakka bağlayıp yunduk. Arındık olduk pak. Nefes Pirdedir.

DEDE Allah Allah! Hizmetleriniz kabul ola. Dileğinizi Hak Muhammed- Ali vere. Elleriniz dert görmeye. Gönlünüz incinmeye. Yoluna Hizmet ettiğiniz Pirin himmeti üzerinizde ola. Dil bizden nefes Hünkardan ola. Gerçeğe Hü!
(Bu işlemin ardından Tevhid başlar. Zakirler dededen destur isteyerek duaza başlarlar.)
ZAKİRLER
Bu gün pir bize geldi
Gülleri taze geldi.
Önü sıra Kamberi
Ali Murtaza geldi
CEMAAT La İlahe İllallah
Ali Murtaza Şahım, .
yüzüdür kıblegahım
Miracdaki Muhammed
Alemde Padişahım
CEMAAT La İlahe İllallah
Padiş^şahım Yaradan
Okur aktan karadan
Ben Pirden ayrılalı
Yüz yıl geçti aradan
CEMAAT La İlahe İllallah
Aramı uzattılar
Yâreme tuz attılar
Bir kul geldi Fazlıya
Bedestende sattılar
CEMAAT La İlahe İllallah
Sattılar bedestende
Ser verir gülistanda
Muhammed’in hâtem’i
Bergüzar bir arslanda
CEMAAT La İlahe İllallah

Arslanda bergüzarım
Pir hayâlin gözlerim
Hep hasretler kavuştu
Ben hâlâ intizarım
CEMAAT La İlahe İllallah
İntizarın çekerim
Lebleri bal şekerim
Ben pir’den ayrı düştüm
Göz yaşları dökerim
CEMAAT La İlahe İllallah
Dökerim göz yaşını
Bak mevla’nın işini
Kurban eyledi keşiş
Yedi Oğlunun başını
CEMAAT La İlahe İllallah
Keşiş kurban eyledi
Kâfirler kan eyledi
Gökten indi melekler
Yerde figan eyledi
CEMAAT La İlahe İllallah
Figan eyler melekler
Kabul olsun dilekler
Yezit bir derd eyledi
O derd beni helâkler
CEMAAT La İlahe İllallah
Yezid bir derd eyledi
Erenler vird eyledi
Pirim bir şehir yapdı
Kapısını dört eyledi
CEMAAT La İlahe İllallah
Dört eylemiş kapısın
Lâl-ü gevher yapısın
Yezidler şehid etti
İmâmların hepisin
CEMAAT La İlahe İllallah
Hasana ağu verdiler
Hüseyine kıydılar
Zeynel ile Bâkırı
Bir zindana koydular
CEMAAT La İlahe İllallah
Zindanda bir ezadır
Ca’fer yolu gözedir
Ca’fer’in de bir oğlu
Mûsa Kâzım Rıza’dır
CEMAAT La İlahe İllallah
Takî Nakî ağlarım
Sinem yara dağlarım
Askerî’yi Mehdi’i
On ikiye bağlarım
CEMAAT La İlahe İllallah
On ikidir katarım
Dürlü matah satarım
Yüküm Lâl-ü gevherdir
Müşteriye satarım
CEMAAT La İlahe İllalla
Satarım müşteriye
Kervan kalsın geriye
Cebrail hûş eyledi
Cennetdeki hûriye
CEMAAT La İlahe İllallah
Cebrail hûş eyledi
Hatırın hoş eyledi
Kanat verdi kuluna
Havada kuş eyledi
CEMAAT La İlahe İllallah
Kuş eyledi havada
Gezer dağda ovada
El kaldırmış melekler
Saf saf durmuş duada
CEMAAT La İlahe İllallah
El kaldırmış hakkına
İsm’i âzâm okuna
İsm’i azam duası
Tatlı cana dokuna
CEMAAT La İlahe İllallah
Dokunur tatlı cana
Ağlarım yana yana
İmamlar’ın dâvası
Kaldı ulu divana
CEMAAT La İlahe İllallah
Ulu divan kuruldu
Cümle mahluk derildi
Yezdan işaret etti
Sur’u Mahşer vuruldu
CEMAAT La İlahe İllallah
Pir dediler Ali’ye
Hacı Bektaş Veli’ye
Hacı Bektaş tacı’nı
Vurdu Kızıl deli’ye
CEMAAT La İlahe İllallah
Kızıl Deli Tâcımız
Şeyh Ahmed Mirâcımız
Karaca Ahmed gözcümüz
Yalıncak duacımız
CEMAAT La İlahe İllallah
Kul Himmet Üstadımız
Bunda yoktur Yâdımız
Şâh-ı Merdân aşkına
Hak vere muradımız
CEMAAT La İlahe İllallah

CEMAAT (Tüm cemdekiler) Lailahe İllallah Ali Mürşit Ali Şah Ali Haydar Ali Şah, Ali Esed, Ali Şah
Ali Şir’dir Ali Şah Eyvallah şahım Eyvallah, Hak La ilahe illallah “Her kıta sonunda cemaat bu nakaratı okur”

DEDE : Şu gülbangı okur... Allah Allah
Medet Allahım medet
Gel derdime derman eyle.
Yetiş Muhammed Ali
Gel derdime derman eyle..

Hasan Hüseyin aşkına
Yardım eyle düşküne
İmam Zeynelin aşkına,
Gel dertlere derman eyle

İmam bakırın katına
Caferin ilmi zatına
Mûsa Rıza hürmetine
Gel dertlere derman eyle

Şah Taki ve ba Naki
İmam Hasanul Askeri
Yarlıga men kemteri
Gel dertlere derman eyle

Gel haktan bir dilek dile
Mehdî sahib zaman gele
Dedemoğlu Secde kıla
Gel dertlere derman eyle

DEDE Allah Allah! Vakıtlar hayrola, hayırlar fethola, şerler defola. Secdeye inen başlarınız ağrı derd görmeye. Adlarını çağırdığımız On iki imamların hüsnü himmetleri üzerimizde sayeban ola. Dil bizden, nutuk Hazreti Hünkardan ola. Dem-i Balım Kerem-i evliya, gerçek Erenler demine Hü!

DEDE Allah Allah! Dar çeken didar göre. Didar gören Cehennem narı görmeye. Erenler sefasına vara. Gerçeğe Hü!

FERRAŞ (Meydan ortasına dara gelir.) Güruhu naciyim kırklar meydanında sübürkeciyim Hamdülillah pirimiz Hacı Bektaş Velidir. Üstadımız Ali- Muhammed den seyydi Ferraştır. Ber Cemali Muhammet, Kemali Hasan, Hüseyin, Ali Ra Bülend’e Salavad!

CEMAAT Allahümmesalli ala Seyyidina Muhammed ve ala Ali Muhammed.

DEDE (Car Duası verir) Allah Allah! Hayırlar feth ola. Şerler defola. Münkir münafık mat ola. Süpürgeci Selman Kör olsun Yezidi Mervan. Carımıza yetişsin Ali Şahı Merdan.Hizmetin Hakka geçe. Seydi Ferraşın himmeti üzerine ola. Yüzün ak ola. Nuri nebi Keremi Ali Pirimiz Hünkarımız Hacı Bektaş Veli demine Hü!

(Sıra Miraçlamaya gelmiştir. Miraçlama söylenirken bacılar ayağa kalkar.)

ZAKİRLER

Geldi Cebrail çağırdı
Hak Muhammed mustafa
Hak seni Mirac’a oku
Davete kadir Huda

Evvel emanetim budur
Pir-ü Rehber tutasın
Kadimi erkana yatıp
Tarîk-ı Müstkime

Muhammed şol kula vardı
Yoktur senden bir aziz
İmdi senden el tutayım
Hak buyurdu Ve’dduhâ

Muhammed’in belin bağladı
Anda âhir Cebrail
İki gönül bir oluben
Yürüdüler dergaha

Vardı dergah kapısına
Gördü bir arslan yatar
Arslan anda hamle kıldı
Başa koptu tufâne

Buyurdu Sırr-ı Kâinat
Korkmasın Habibim dedi
Hatem’i ağzınaver ki
Arslan ister nişane

Hatem’i ağzına verdi
Arslan anda oldu sakin
Muhammede yol verdiler
Arslan gitti nihane

Vardı Hakkı tavaf etti
Evvel bunu söyledi
Ne heybetli senin şîrin
Hayli cevreyledi bize

Gördü bir çare derviş
Hemen yutmak diledi
Ali bile olayıdı
Dayanırdı bu cevre

Ey benim sırr-ı devletim
Sana tabidir ümmetim
Eğiliben secde kıldı
Eşiği Kıble-gâh’a

Kudretten üç hon geldi
Sütü elma baldan aldı
Muhammed destini sundu
Nûş ettiAzamet-ullâha

Doksan bin kelam danıştı
İki gönül dostuna
Tevhid’i armağan verdi
Yer yüzünde insana

Muhammed ayağa durdu
Ümmetini diledi
Cümlesine rahmet olsun
Dedi anda kibriya

Eğiliben secde kıldı
Hoş kal sultanım dedi
Kalkıp evine giderken
Yol uğrattı Kırklara

Vardı kırklar makamına
Oturuben oldu sakin
Cümlesi de secde kıldı
Hazret-i Emrullaha

Muhammed secdeye koydu yüzün
Hakk’a teslim etti özün
Cebrail getirdi üzüm
Hasan ile Hüseyin’e

Selman anda hazır idi
Şey’en lillah diledi
Bir üzüm danesi koydu
Selman-ı keşkül-ullaha

Kudretten bir el geldi
Ezdi engür eyledi
Hatemi ol elde gördü
Uğradımüşkül hale

Ol şerbetten biri içti
Cümlesi mest-ü Hayran
Mümin müslüm üryan büryan
Hepside girdiler semah’a

Cümlesi de el çırpuben
Dediler Allah Allah
Muhammed de bile girdi
Kırklar ile semaha

Muhammed de cûşa geldi
Tâcı başından aldı
Kemerbestin kırka böldü
Sarıldılar kırklara

Muhabbet galip oldu
Yol-erkân yerin buldu
Muhammed’i gönderdiler
Hatırlar safa Oldu

Muhammed evine gitti
Ali Hakk’ı tavaf etti
Hatem’i önüne koydu
Dedi saddak Mürteza

Evveli sen âhiri sen
Ey velayetler mÂdeni
Cümleside sana tâbi
Dedi Şâh-ı Evliya

Şah HATAYİ’m vâkıf oldu
Bu sırrın ötesine
Hakk’ı inandıramadı
Özü çürük ervah’a

“Ayak üstü kalktı server “ (Tüm cem erenleri ayağa kalkar)
Oturdu hak makamına (Otururlar)
Hu dedi gerçek demine ( Zakire katılıp Hü derler)
Cümlesi de oldu sacid (Oldukları yerde secde ederler)

Miraçlama okunurken bir erkek ve bacı semah yaparlar
Miraclama bittikten sonra erkek ve bacı yan yana dara dururlar.

DEDE Allah Allah! Cümle alemi yaratan nuru mutlak Ya Allah,Ya Allah, Ya Allah Nuri Nübüvvet Ya Muhammed (3 defa) Nuri Velayet Ya Ali (Üç defa) Ekberi Ümmehat Hatice ve Fatıma analarımız, Hasan, Hüseyin, Zeynel, Bakır Cafer, Musa, Rıza, Taki, Naki, Askeri, Mehdi cümle imameyn ve Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli hürmetine yaptığımız ibadetler okuduğumuz gülbanklar semahlar ve cümle hizmetler huzuru baride kabul ola. Allah bütün kusur ve günahlarımızı bağışlaya.Doğru yoldan ayırmaya Şeytan şerrinden münafık mekrinden koruya. Kötülere eş etmeye. Eşimize dostumuza komşumuza çocuklarımıza yeryüzündeki cümle müminlerle beraber hayırlı işler hayırlı ameller hayırlı düşünceler nasib ve müyesser eyleye Didarı Aliden ve meşrebi Hüseyin den mahrum etmeye. Bilerek bilmeyerek yaptığımız günahlara geri döndürmeye. Semah yapan bacı ve kardeş miraçlama söyleyen Zakir ler hizmetlerinin pirinden şefaat bulalar. Dil bizden, nefes Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş veliden ola. gerçek erenler demine Hu! Mümine ya Ali…

(Duadan sonra Zakirler Kırklar Semahının ağırlanmasını çalmaya başlarlar.Önceki Semahçılar yerlerine geçerken kırklar semahı için altı bacı altı erkek meydana gelerek semaha başlarlar)

ZAKİRLER Sabahtan yönümü hakka döndürdüm.
Muhammed Aliyi göreyim diye
Dünyanın gamından çektim elimi
Mürşiti Kamile ereyim deyü
Varıp bir Kamile yoldaş olmağa
Ah eğleyip ikrarında durmaya
Dört duvarın binasını kurmaya
Ararım üstadım bulayım deyü
Âşıkım serimi sevdaya saldım
Aşkın ateşine tutuldum yandım
İmâm eşiğinde peymançe durdum
Ali’nin yoluna öleyim deyu


(Yürüme) Ol imam Haseni canımla sevdim
Mazlum Hüseynin gulamı oldum
İmam Zeynel ile zindanda durdum
Kendimi kırk pare böleyim deyü.

Her zaman anarım kesmem zikirim
Adına kurbanım İmam Bakırın
Dünü gün vird’eyleyip okurum
Ca’fer’den bir nasip alayım deyu

(Hızlanma) Musa Kazım damenine Niyazım
İmam Rızaya bağlıdır özüm
Taki Naki Askeriyedir sözüm
Mehdi ile kılıç çalayım deyü.

Kul VELİ’m hakka secde ederim
Hakk’ın buyurduğu yola giderim
Dinim Hakk’dır Hak kelamı ederim
On iki İmam’a ereyim deyu
(Samahçılar duaya durur)

DEDE Allah Allah! Hayır hizmetleriniz kabul ola Muradlarınız hasıl ola. İsteğinizi dileğinizi Hak Muhammed Ali vere. Döndüğünüz semahlardan hayır hasenet göresiniz. Ebu zer Gaffarinin, Hz. Fatımanın hüsnü himmeti üzerinize ola. Aliyyel Murtaza Kırklar Semahına kaydede. Gerçeğe Hü!
(Semahçılar yerlerine otururlar. Sırada Sakka vardır. )

DEDE Edep, erkan!

(Herkes diz üzeri gelir. Sakka su dolu sürahiyle gelip dara durur.)

SAKKA Bismi Şah..”-Biz her canlıyı sudan yarattık”(Enbiya suresi Ayet 30”) . Bütün dertlere derman olsun . Selamullah ala İmam Hüseyin Ve âl-i İmam Hüseyin Evlad-ı imam Hüseyin Lanetullah katil-i İmam Hüseyin .(Allah’ın laaneti İmam Hüseyin’in Katilinin üzerine olsun)
Lütfuna muhtacız eyle ihsan ya Hüseyin---Derdimize senden derman eyle derman ya Hüseyin-- -Gayriye muhtaç kılma âşıkânı elaman---Sen medet kıl bizlere her vakit yâ Hüseyin---Sad hazeran Laanet olsun ol güruhu dalâle---Nakz-ı ahd ile şehit kıldılar anlar seni ya Hüseyin---İsm-i Pâkin aşkı için zikredeni koyma zulmette hergiz---Bermurad et dide-i giryan ile ağlayanı Ya Hüseyin---İznin ile su tapşırdım aşkına vermek için---Aşkınla içenlere kıl ab-ı hayat Ya Hüseyin.
Bercemali Muhammed Kemali Hasan Hüseyin Ali Ra Bülende Selavad!

CEMAAT Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed ve ala Ali Muhammed.
(Sakka sürahiden küçük bardaklara birer yudumluk su koyarak dede ile birlikte üç kişiye su verirken)

SAKKA Geçmişiz biz canı baştan erenler aşkına
Can gözü dem be dem Hakkı görenler Aşkına
Kerbela deşti gamında can verenler aşkına
Gözüm yaşı sebil ettim Şahı şehidim adına

(Sonra meydanın çevresini dolanarak elindeki sudan tüm cemde oturanlara serpiştirirken)

SAKKA Selamullah ya Hüseyin (3 Kez) Ahmedi Muhtar aşkına Hayderi Kerrar aşkına Sadıkı Sakka Selman pak aşkına. Sakkahüm ya imam Hasan Sakkahüm Şah Hüseyin Kıl şefahat katresi düşene ya Hüseyin Yardım eyle Allah, Allah çağrışana ya Hüseyin Selamullah ya Hüseyin (3 kez) (Sakka bundan sonra meydanın ortasında dara durur)

DEDE Allah,Allah! Hizmetini şehid ler Şahı kabul etsin. Selmanı Pakın himmeti üzerinde olsun. Gerçeğe hu!

ZAKİRLER (Mersiye okurlar)
İtmeyüp şah-ı Peygamber’den haya Hak’dan hazer
Küfiyan-ı bi vefalar nakz-ı ahd etmiş meğer
Kurretül-ayn-ı Rasûl-üeylemişler derbeder
Var isegel hâtırı-ı Şah-ı Rasûlullâh eğer
Ey saba var Kerbela deştinden eyle bir güzer
Ver bize lûtfet Hüseyin ibn-i Ali’den bir haber

Teşnegane kıl nazar kıl nazar bir katre su bulmuş mudur
Gülistân-ı Ahmed-i Muhtar’ı gör solmuş mudur
Kerbela toprağı hep al kan ile dolmuş mudur
Ol Huseyn-i Kerbelâ’ya bak şehid olmuş mudur
Ey sabâ var Kerbelâdeştinden eyle bir güzer
Ver bize lûtfet Huseyn ibn-i Ali’den bir haber

Kırdılar mı gülbün-ü şah-ı Nebi’nin dâlini
Kesdiler mi ol Aliyyel-Murtazâ’nın bâlini
Hiç soran varmı yetimân’ın acep ahvâlini
Eyle Tahkik hânedân-ı Ehl-i beytt’in hâlini
Ey sabâ var Kerbelâdeştinden eyle bir güzer
Ver bize lûtfet Huseyn ibn-i Ali’den bir haber

Gel yetimler hâline rahmet Hudâ’nın aşkına
Sâdık-ul va’d-ül emin ol Mustafanın aşkına
Fâtih-i Hayber Aliyyel-Murtazâ’nın aşkına
Kâffe-i ervâh-ı pak-i enbiyanın aşkına
Ey sabâ var Kerbelâdeştinden eyle bir güzer
Ver bize lûtfet Huseyn ibn-i Ali’den bir haber

Hazret-i Abbas şehid olmuş mu eyle cüst ü cü
Kavm-i Süfyân ordugâhı Şah’aetmiş mi gulû
Zaptîna almış mıdır nehr-i Fırat’ı ol adû
Verdiler mi bak yetîmâna aceb bir katre su
Ey sabâ var Kerbelâdeştinden eyle bir güzer
Ver bize lûtfet Huseyin ibn-i Ali’den bir haber

Zulm ile seddoldu mu râh-ı Şehîd-i kerbelâ
Çıktı mı eflâke dek âh-ı Şehid-i Kerbelâ
Bak zevâle erdi mi mâh-ı Şehîd-i Kerbelâ
Hûn ile âlûde mi Şâh-ı Şehîd-i Kerbelâ
Ey sabâ var Kerbelâdeştinden eyle bir güzer
Ver bize lûtfet Huseyin ibn-i Ali’den bir haber

Ma’sumân u mazlûmân hep anda kurban oldu mu
Dâmen-i pâk-i Sekîne, Zeyneb al kan oldu mu
Kasım u Leylâ Züleyhâ hep perişan oldu mu
Ehl-i beyt’e bakesîr-i âl-i Mervan oldu mu
Ey sabâ var Kerbelâdeştinden eyle bir güzer
Ver bize lûtfet Huseyin ibn-i Ali’den bir haber

Bir haber yok mu HARÂBİ Şâh’dan hayretteyiz
Ağlayub şâm ü seher ah dûzah-ı firkatteyiz
Hatır-ı nâ şâd pür hüzn ü keder uzletteyiz
Biz mûhibb-i Ehl-i beyt mâtem-i sûz mihnetteyiz
Ey sabâ var Kerbelâdeştinden eyle bir güzer
Ver bize lûtfet Huseyin ibn-i Ali’den bir haber

(Mersiyeden sonra sofracı elinde ekmek ve kurban lokması olduğu halde meydana gelip ortada dara durur.)

LOKMACI Evvel Allah diyelim. Kadim Allah diyelim. Geldi Ali sofrası Hak versin biz yiyelim. Allah Eyvallah. Gerçeğe Hü!

DEDE Allah, Allah! Hayır hizmetin kabul muradın hasıl olsun. Sofran Kamberin serdiği sofra olsun gerçek erenler demine hü!

(Birkaç yere yer sofrası serilebilir. lokmalar dağıldıktan sonra. Sofracı “ Elimde yoktur kantar terazi herkes hakkına oldumu razı” diyerek toplumun razılığını alır.

DEDE Yaradan Tanrı adıyla! (” Onlar içleri çektiği halde yiyeceği yoksula öksüze ve esire yedirdiler. Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz. Bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz, derler.”) “İnsan suresi Ayet 8-9”
Allah, Allah! Lokma hakkına evliya keremine gerçekler demine Desturu pir izni mürşid yürüyenin lokması yürüye gerçeğe hü!
(Yemek bitince iki ellerinin parmak uçlarını sofraya koyarak dedenin duasını cümle sonlarında Allah, Allah! Derler.)

DEDE Allah, Allah! Nimeti Celil, bereketi Halil, Şefaati Rasül inayeti Ali, Himmeti, Pirimiz Hacı Bektaş Veli Bu gide, ganisi gele Hak Muhammed Ali kabul ede. Yiyene helal yedirene delil ola Yiyeni yedireni pişirip getireni Hak saklaya, Hızır bekleye Şeyen Lillah Allah Eyvallah hü!

FEDRRAŞ: (Süpürgeci meydana üç kez süpürge çalar ve dara durur.)Güruhu Naciyim kırklar meydanında sübürkeciyim hamdülillah pirimiz Hacı Bektaş Velidir . üstadımız Ali Muhammed den seyyidi Ferraişidir .nefes pirdedir.

DEDE Allah Allah! Hayır Hizmetinden şefaat bulasın! Seydi ferraşın himmeti üzerinde olsun. Gerçeğe hü!

ZAKİRLER (Üç nefes bir duaz söylerler)

Muhabbet kapısı açıldı bize
Bugün pirler ile ülfetimiz var
Gelmesin kallaşlar meclisimize
Bizim erenlerle sohbetimiz var

Ayin-i cemde herkes muradın buldu
Donandı meclisler nur ile doldu
Hep erenler evliyalar cem oldu
Bu dem bayramımız var seyranımız var

Pirler ocağında bizim yerimiz
Rızadayız taşra çıkmaz birimiz
Dolu kadeh sunar ,gani pirimiz
Kevser şarabından işretimiz var

Pirler huzurunda demler içildi
Kudret hazinesi anda açıldı
O meydanda lâl ü gevher saçıldı
Erenler halidir hikmetimiz var

Genc ABDAL tekbir getirdim ALLAH
Gürûh gülbang ile Allah Eyvallah
Pir elinden giydik El-hamdüli-llâh
Başımızda tâcı devletimiz var ( isteğe göre devam edebilir.)

DEDE Allah, Allah! Akşamlar hayrola hayırlar feth ola şerler defola. Münkirler mat Münafıklar berbat ola Müminler şad ola Meydanlar abad ola. Sırlar mestur Gönüller mesrur ola. Hak Muhammed Ali erenler ceminde hizmet bezledenleri cemde bulunan bacıları, kardaşları cümle Muhibbi ehli beytle beraber didarlarından katarlarından ayırmaya. On iki imam on dört masum pak on yedi kemer bestin Hüsnü himmetleri üzerimizde ola. Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli muin ve destigirimiz ola üçler beşler yediler kırklar ve rical el gayb erenleri safa nazarlarını üzerimizden esirgemeye Cenabı Hak cümlemizi münkir münafık şerrinden adu mekrinden hıfzı amanda eyleye Dertlerimize derman gönüllerimize iman hastalarımıza şifa borçlarımıza eda nasib ve müesser eyleye Cenabı Hak Cemi cümlemizi Muhammet Ali on iki imam katarına dahil eyleye. Bütün dünya milletleriyle birlikte Yurdumuzda Barış Dünyamızda Barış ihsan eyleye. Vaktimız hayır gele Dil bizden nefes Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veliden ola. Gerçek Erenler demine hu! Mümine ya Ali…

Oturan duran koğsuz gaybetsiz evine varıp yastığına baş koyan sağ yata selamet kalka Ali yoldaşı Hızır kılavuzu ola.Gerçek erenler demine hu! Mümine ya Ali…

(Cemde bulunanlar meydana niyaz ettikten sonra çekilir giderler. Dede ile hizmet sahipleri kalınca dışardaki bekçiler çağrılır. Rehber sağ başta olmak üzere duaya durur.)

DEDE Allah, Allah! Hizmetleriniz Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli dergahına yazıla.Hizmetiniz kabul muradınız hasıl ola. Allah korktuğunuzdan emin isteğinizi nail eyleye Hizmetinde bulunduğunuz erenlerin evliyaların Hüsnü himmetleri sizinle beraber ola. Gerçek Erenlerler demine hü! Mümine ya Ali…

(Duadan sonra dede ayağa kalkar. Çerağı meydanın ortasına getirir. Yönü Peygamber postu denilen posta dönük olarak diz üzeri oturur. Hizmet sahipleri dedenin geri tarafında sırayı bozmadan ayakta beklerler.)


DEDE Allah... Allah!
Batın oldu çerağı nur-u Ahmed
Zahir oldu Şems-i Mah’ı Muhammed
Allah eyvallah Hü dost

(Diyerek ve çerağı söndürür.)

NOT Verilen bu cem örneğinde Hünkar Hacı Bektaşi Veli evlatlarından “Ali Celalettin Ulusoy “efendimizin kitaplarından yararlanılmıştır. Kendilerine bizlere böyle bir eser bıraktığı için sonsuz şükranlarımı sunar Allah tan rahmet dilerim... Ayrıca Cem örneğinde verilen deyişler , duazlar ,Tevhitler, Miraclamalar ,yöresel farklılıklar gösterebilir. Zakirin bilgisine ezberine göre değişik şekil lerdede okuna bilir.

ERGÜL ŞANLI



HİZMET SAHİPLERİ TERCEMANLERI VE DEDE GÜLBANKLARI

PEYİK Allah… Allah bülbül oldum bugün gülzar geldim. Halim arzetmeye dildare geldim. Koyarlarsa bizi bizden içeri erenler kapısında düşmeye dildare geldim. Ber cemal’ı Muhammed Kemal’ı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende selavat.

DEDE Allah…Allah geldiğin yoldan durduğun dardan gideceğin yerden hayırlı haber ve sağlık getiresin. Hizmetinden hayır hasenet göresin. Cebrail aleyhisselamın ve Amrı Eyyar’ın hüsnü himmetleri üzerinize olsun. Gerçek erenler demine Hu!..

REHBER Allah…Allah hak dost Aşıklar, sadıklar, yanıklar, uyanıklar hazır gaip zahir batın Ayini cem erenlerinin gül cemallerine aşk olsun. Ber cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende selavat.

REHBER ( Her ikisi “Rabbimiz kendimize yazık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmesen biz kaybedenlerden oluruz.” Dediler) “Araf suresi ayet 23”
Allah, Allah! Eli erde, yüzü yerde özü darı Mansur da. Hak Muhammed-Ali yolunda Erenler meydanı Pir divanında, canı kurban, teni terceman on iki imam ve on dört masum Pak Efendilerimizin dostlarına dost, düşmanlarına düşman olmak kavliyle Hak erenlerin nasihatlarını kabul etmek üzere yalın ayak yüzü üzere sürünerek gelmiş (İsimleri) Ayini Cem Erenlerinin izni icazetiyle Muhammet- Ali yoluna Seyyid Muhammet Hünkar Hacı Bektaş Veli tariki nazenine dahil olmak üzere koç kuzulu kurbanlarıyla gelmişler, Hakkı görmüş Rahı Hak bilmiş, Nesimi gibi yüzülüp Mansur gibi asılıp, Fazlı gibi borçtan halas olmak dilerler. Himmeti Pir niyaz ederler. Allah Eyvallah!

DEDE Allah…Allah Hizmetin kabul, muradın hasıl Yüzün ak ola Aliyyel Murtaza başın Hızır Yoldaşın olsun Aliyyel Murtaza Efendimizin Hüsnü himmetleri üzerinde olsun. Dil bizden nefes Pirimiz Hacı Bektaş Veliden olsun Gerçek erenler demine Hu!...Mümine ya Ali.

GÖZCÜ Allah…Allah Allah’tan ola hidayet Muhammed Mustafa dan bize şefaat Aliyyel Murtaza dan ola keramet Hünkar Hacı Bektaş Veli den ola himmet kırklar meydanında Pirimiz Gözcü er Mustafa dan Karaca Ahmet Ber cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende selavat.

DEDE Allah…Allah Hizmetin kabul muradın hasıl olsun. Gözcü Er Mustafa ve Karaca Ahmet Efendilerimizin hüsnü himmetleri üzerinizde olsun. Dil bizden nefes pirimiz Hacı Bektaşi Veli den olsun. Gerçek erenler demine Hu!

ZAKİR Allah…Allah Erenler meydanı Hak divanında nefes okumaya, duaz imam söylemeye, yolumuz erkanımız üzere şelpe vurup hak demeye geldik. Ber cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende selavat.

DEDE Allah…Allah Hizmetin kabul muradın hasıl olsun ağzınız ağrı dert görmesin nefesiniz kimya olsun Hizmet piriniz Bilalı Habeş, Abdüs samet, İmam Bakır ve yedi ulu ozanlarımızın hüsnü himmetleri üzerinizde olsun.Gerçek erenler demine Hu! Mümine ya Ali…

BEKÇİ Allah…Allah Güruhu naciyim Kırklar Meydanında bekçiyim Hamdülillah Pirimiz Hacı Bektaşi Veli dir Ali Muhammed den üstadımız İmam Hasan dır. Ber cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülend’e selavat

BEKÇİ Allah…Allah Erenler meydanında yolumuz hak ola müşkülümüz hal ola Bu yolun sahibi bizleri saklaya bekleye. Ber Cemalı Muhammet Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende selavat.

DEDE Allah …Allah Erenler sefasına bekçiler davasına Yaptığınız hizmetleriniz kabul muratlarınız hasıl olsun.Piriniz İmam Hasan Efendimizin Hüsnü Himmetleri üzerinizde olsun. Gerçek erenler demine hu! Mümine ya Ali…

SÜBÜRKECİ Allah…Allah Güruhu Naciyim Kırklar meydanında sübürkecüyim pir divanında durucuyum. Hamdülillah Pirimiz Hacı Bektaş Velidir. Ali Muhammedden üstadımız Seyidi Ferraşidir. Allah eyvallah Nefes pirdedir.

SÜBÜRKECİ Allah ..Allah Üç bacıydık Güruhu Naciydik Kırklar meydanında sübürkeciydik. Sübürkeci Selman kör olsun Mervan gele yetişe Methi yi sahip zaman Allah eyvallah nefes pirdedir.

SÜBÜRKECİ Allah…Allah Güruhu Naci yim kırklar meydanında sübürkeciyim. Hüseyin’i kerbela için gözlerim kanlı yaştır. Yüzbin lanet olsun yezidin bağrı kara taştır. Erenler meydanında Aliyyel Murtaza baştır Pirimiz kırklar içinde seyidi Ferraştır

DEDE Allah…Allah Hizmetin kabul ola muradın hasıl ola Seyidi Ferraş efendimizin Hüsnü himmeti üzerinizde ola Gerçek erenler demine hu ! Mümine ya Ali.

DEDE Allah …Allah Saile Selman mülkü Süleyman Kör olsun Mervan, Cennette Rıdvan carımıza yetişsin Ali şahı Merdan hizmetin hakka geçe Seyidi Ferraş efendimizin hüsnü himmeti üzerinize ola Gerçek erenler demine Hu!..

İBRİKÇİ Allah…Allah Ben gulamı Haydarıyem etmem adudan havf-u pak çünkü bu yolda örnektir Selmani pak gönlümüzü hakka bağlayıp yunduk arındık olduk pak Nefes pirdedir.

İBRİKÇİ Allah…Allah Haydarın yolunda sinem oldu çark dergahına yüz sürüp olmuşum haki pak Erenler bir yol kurdu kırklar içinde pirimiz üstadımız Selmani pak Ber Cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende Selavat.

DEDE Allah …Allah Hizmetleriniz kabul muradınız hasıl ola elleriniz dert görmeye gönlünüz incinmeye isteğinizi dileğinizi hak Muhammed Ali vere Selmani Pak efendimizin Hüsnü himmetleri üzerinizde ola Gerçeğe Hu!..

DOLUCU Allah…Allah Bade seni bade seni vermeyelim yade seni münkirin ne hakkı var zerre kadar dade seni Ber Cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende selavat.

DEDE Allah…Allah Dolularımız dolu olsun gönüller hep gani olsun yardımcımız Şahı Merdan on iki İmam olsun içirenlere delil, içenlere aşk ilahi olsun. İçtiğimiz bu demler abu Kevser olsun Kızıldeli, Akyazılı sultan efendilerimizin demi yürüsün. Dil bizden nefes Pirimiz Hacı Bektaşi veliden olsun Gerçek erenler demine Hu! Mümine ya Ali.

SECCADE Allah…Allah destur pirim Muhammed Mustafa’nın dır Bu seccade Aliyyel Murtazanındır bu seccade oniki İmamlarındır bu seccade Pirimiz Hünkar Hacı Bektaşi Velinin dir bu seccade Ber Cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende selavat.

DEDE Allah .Allah postlar kadim ola İnkar def ola hayıra gelmiş hayıra serilmiş ola .Kırklar meydanında serilen bu seccadenin üzerinde sorgulanan canların didarı cennet ola günahları af ola seccadeniz temiz yüzünüz ak olsun Hz Fatıma anamızın hüsnü himmetleri üzerinizde olsun.Dil bizden nefes Pirimiz Hacı Bektaş Veliden olsun Gerçek erenler demine Hu!

KUBANCI Allah…Allah Kurbanımız kabul ola Arasatta İmam Cafer sürüsüne karışa Aşk ile geldim meydana şahı katar uzatıyorum Ber Cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende selavat.

DEDE Allah ..Allah Kurbanlarınız kabul ola.yardımcınız Hak Muhammed Ali on iki İmam ola hayır hizmetleriniz kabul muratlarınız hasıl ola hizmet piriniz Muhammed Ensar ve Kasap Cömert efendilerimizin hüsnü himmetleri üzerinizde ola dil bizden nefes pirimiz Hacı Bektaş Veliden Ola Gerçek erenler demine Hu! Mümine ya Ali

PERVANE Allah…Allah Kırklar meydanında semah dönmeye Pir divanında hak aşkıyla yanmaya geldik hamdulillah Pirimiz Hacı Bektaş Veli dir Ali Muhammed’den üstadımız Hz Fatıma, Abuzer Gaffari dir. Ber Cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende selavat
DEDE Allah ..Allah Hayır hizmetiniz kabul muradınız hasıl ola İsteğinizi dileğinizi hak Muhammed Ali vere Döndüğünüz semahlardan hayır hasenet göresiniz Abuzer Gaffari nin ve Hz Fatıma nın hüsnü himmetleri üzerinizde ola Aliyyel Murtaza Kırklar semahına kaydede Gerçek erenler demine Hu! Mümine ya Ali.

SOFRACI Allah…Allah Evvel Allah diyelim…Kadim Allah diyelim…Geldi Ali sofrası Hak versin biz yiyelim Allah eyvallah Nefes Pirdedir. “lokma dağıtıldıktan sonra ise” Elimde yoktur kantar terazi herkes odlumu hakkına razı… Diyerek toplumdan razılık alındıktan sonra dede yemeğe başlama duası verir.

DEDE “Yemeğe başlamadan önce” -Onlar içleri çektiği halde yiyeceğini yoksula, öksüze, ve esire yedirirler. Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz . bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz derler “İnsan suresi ayet 8-9 “ Lokma hakkına evliya keremine gerçekler demine desturu pir izni mürşit yürüyenin lokması yürüye gerçek erenler demine Hu! Mümine Ya Ali.

DEDE “Yemek yenildikten sonra” -Allah …Allah Nimeti celil. Bereketi Halil .Şefaatı Resul. İnayeti Ali. Himmeti Pirimiz Hünkar Hacı Bektaşi veli bu gide ganisi gele Hak Muhammed Ali kabul ede yiyene helal yedirene delil ola. Yiyeni yedireni pişirip getireni Hak saklaya Hızır Bekleye Şayen lillah Allah eyvallah

İZNİKÇİ Allah …Allah Kırklar Meydanında İznikçiyim Pir divanında durucuyum.Pirimiz Hacı Bektaşi Velidir. Ali Muhammed den Üstadımız Hüzeymetül Ensaridir. Ber Cemali Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Ali ra Bülende selavat.

DEDE Allah…Allah Hayır hizmetin kabul muradın hasıl olsun Piriniz Hüzeymetül Ensarinin Hüsnü himmetleri üzerinizde olsun. Dil bizden nefes Pirimiz Hacı Bektaşi Veliden Olsun Gerçek erenler demine hu ! Mümine ya Ali..

ÇERAĞCI Yaradan Tanrı adıyla (“Allah, göklerin ve yerin nurudur. Onun nuru, içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer. O ışık bir cam içindedir. Cam ise sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır. Bu, ne yalnız doğuda, ne de yalnız batıda bulunan bereketli zeytin ağacından yakılır. Ateş değmese bile neredeyse yağın kendisi aydınlatacak nur üstüne nurdur. Allah, dilediğini nuruna kavuşturur. Allah, insanlara misaller verir. O her şeyi bilir)”Nur suresi Ayet 35”

(Eğilip çerağı yakar. Diz üstü durarak aşağıdaki tercemanı okurken, Cem erenlerini selavat vermeye çağırır.)

Çerağı rüşan, fahr-i Dervişan, zuhur-i iman, Himmet-i Piran, Pir-i Horosan, Kürşad-ı Meydan, Kuvve-i Abdalan, Kanun-u Evliya gerçek Erenler Demine Hü! Çerağ-ı Evliya nuru-s Semavat, ki bu menzildir ol turu münacat. Kaçan kim ruşen ola kıl niyaz, Muhammed-Ali’ye candan Salavat.




CEMAAT Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Mustafa
“ “ “ Aliyyel Murtaza
Hasanü-l Mücteba
Huseyn-i Kerbela
Zeyne-l Aba
Bakır Baha
Cafer Rehnuma
Kazım Musa
Ali Sultan Rıza
Muhammed Taki
Ali Naki
Hasan Askeri
Muhammed Mehdi

(Çerağcı Selavattan sonra Çerağın sağına soluna önüne niyaz ettikten sonra ayağa kalkarak geri geri çekilir. Meydanın orta yerinde dara durup aşağıdaki duvazı okur.)

ÇERAĞ Çün çerağı fahr uyandırdık Hüdanın aşkına
Seyyid el kevneyn Muhammed Mustafa’nın aşkına
Sakii Kevser Aliyyel Murtazanın aşkına
Hem Hatice Fatıma Hayrünissanın aşkına
Şah Hasan Hulki Rıza hem Şah Hüseyni Kerbela
Ol imamı etkiya Zeynel abanın aşkına
Hem Muhammed Bakir ol kim nesli Paki Murteza
Cafer üs Sadık İmamı Rehmümanın aşkına
Musai Kazım İmamı Serfirazı ehli Hak
Hem Ali Musa Rızayı Sabiranın aşkına
Şah Taki ve Ba Naki hem Hasanül Askeri
Ol Muhammed Mehdi Sahip Livanın aşkına
Pirimiz üstadımız Bektaş Velinin aşkına
Haşredek yanan yakılan aşikanın aşkına

CEMAAT Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed ve ala Ali Muhammed

DEDE Allah Allah! Hizmetin kabul, muradın hasıl ola. Cabir Ensarinin himmeti üzerinde ola. Gerçek Erenler demine Hu!

(Duasını alan Çerağcı meydanı terk ederken Zakirler devreye girerler)



SAKKA Bismi Şah..”-Biz her canlıyı sudan yarattık”(Enbiya suresi Ayet 30”) .Bütün dertlere derman olsun . Selamullah ala İmam Hüseyin Ve âl-i İmam Hüseyin Evlad-ı imam Hüseyin Lanetullah katil-i İmam Hüseyin .(Allah ın laaneti İmam Hüseyin in Katilinin üzerine olsun)
Lütfuna muhtacız eyle ihsan ya Hüseyin---Derdimize senden derman eyle derman ya Hüseyin-- -Gayriye muhtaç kılma âşıkânı elaman---Sen medet kıl bizlere her vakit yâ Hüseyin---Sad hazeran Laanet olsun ol güruhu dalâle---Nakz-ı ahd ile şehit kıldılar anlar seni ya Hüseyin---İsm-i Pâkin aşkı için zikredeni koyma zulmette hergiz---Bermurad et dide-i giryan ile ağlayanı Ya Hüseyin---İznin ile su tapşırdım aşkına vermek için---Aşkınla içenlere kıl ab-ı hayat Ya Hüseyin.
Bercemali Muhammed Kemali Hasan Hüseyin Ali Ra Bülende Salavad!

CEMAAT Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed ve ala Ali Muhammed.
(Sakka sürahiden küçük bardaklara birer yudumluk su koyarak dede ile birlikte üç kişiye su verirken)


SAKKA Geçmişiz biz canı baştan erenler aşkına
Can gözü dem be dem Hakkı görenler Aşkına
Kerbela deşti gamında can verenler aşkına
Gözüm yaşı sebil ettim Şahı şehidim adına

(Sonra meydanın çevresini dolanarak elindeki sudan tüm cemde oturanlara serpiştirirken)
SAKKA Selamullah ya Hüseyin (3 Kez) Ahmedi Muhtar aşkına Hayderi Kerrar aşkına Sadıkı Sakka Selman pak aşkına. Sakkahüm ya imam Hasan Sakkahüm Şah Hüseyin Kıl şefahat katresi düşene ya Hüseyin Yardım eyle Allah.. Allah çağrışana ya Hüseyin Selamullah ya Hüseyin (3 kez)
(Sakka bundan sonra meydanın ortasında dara durur)

DEDE Allah,Allah! Hizmetini şehidler Şahı kabul etsin. Selmanı Pakın himmeti üzerinde olsun. Gerçeğe hu!

DAR GÜLBANGI Allah ..Allah Geldiğiniz yoldan, durduğunuz dardan, çağırdığınız pirden hayır hasenet göresiniz. Cenabı Hak ikrarınızda ber karar eyleye Muhammed’e kul Ali’ye talip eyleye. Ceddi cemalım ve pirimiz Hünkar Hacı Bektaşi Veli efendimiz Bu yoldan, bu dardan, bu pirden ayırmaya. Şeytan şerrinden adu mekrinden koruya dilde dileklerinizi gönülde muratlarınızı vere. Dil bizden nefes pirimiz Hacı Bektaşi Veliden ola. Gerçek erenler demine Hu! Mümine Ya Ali.

NAD-I ALİ DUASI Allah …Allah

Nad-ı Aliyyen mahzar-ül acaip
Tecidühü avnen leke fin –nevaip
Li küllü hemmin ve ğammin seyen-celi
Binur-u azametike Ya Allah Ya Allah Ya Allah
Binur-u nübüvetike Ya Muhammed Ya Muhammed Ya Muhammed
Binur-u Velayetike Ya Ali Ya Ali Ya Ali
Edrikni edrikni edrikni
La fetta illa Ali la seyfa illa Zülfikar
La gaza illa gaza el –Murtaza bil iktidar
Her bir kaza ve bela senden gelirse
Def eyle ya Perverdigar
Münkirin boynundan gitmesin Tığ ile teber
La fetta illa Ali La seyfa illa zülfikar
Gerçek erenler demine hu mümine ya Ali

Burada verilen deyiş ve duazlar örnek olarak verilmiştir. Yapılacak cemlerde Zakir lerin ezberindeki duaz, deyişlere ve yöresel farklılıklara göre çeşitlilikler gösterebilir. Ayrıca gelmiş geçmiş ozanlarımızın deyiş ve duaz larının yapılan cemleri mizde söylenmesinde hiçbir sakınca yoktur. Hatta onları anmak açısından yararlıdır.

KOÇGİRİ BI HESRETA DENGE XALOJUNA KERAZ

imranlı koçgiri toklucak pacı

sevgi karakış 2

31 Temmuz 2012 Salı

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Malatya'da Aleviler'e linç

Malatya'da Aleviler'e linç

Malatya'da Aleviler'e linç

Alevilere yönelik saldırılar devam ediyor...

Malatya'da Aleviler'e linç 
 Malatya'nın Doğanşehir İlçesine bağlı Sürgü Beldesinde Alevi yurttaşların evlerine saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda evler taşlanırken, "Sürgü Alevilere mezar olacak", "Sürgü Kürtlere mezar olacak" sloganları atıldı.


Doğanşehir'in Sürgü Beldesi'nde Alevilerin yaşadığı bölgede ramazan davulcuları ile Aleviler arasında çıkan tartışman Alevilere yönelik bir linçe dönüştü. Tartışmanın ardından mahalleye gelen yüzlerce kişi Alevilerin evlerine saldırdı.
 Jandarma ve polisse dün gece başlayan olayları engellemedi. Beldede gün boyu saldırıya uğrayan Alevi vatandaşlar evlerinden çıkamadı. Saldırganlar belirledikleri 10'a yakın ailenin beldeden gitmemesi halinde evleri yakacakları tehdidinde bulunurken, saldırganlardan hiç kimse gözaltına bile alınmadı. Cumartesi günü yaşanan tartışmadan sonra gece mahalleye gelen yüzlerce kişi başta Evli ailesi olmak üzere bazı evleri taşladı. “Pis Aleviler”, “Pis Kürtler” şeklinde slogan atan grubun olay yerine gelen jandarma tarafından engellenmediği belirtildi.


Saldırı iki gündür aralıksız sürerken, konuyla ilgili evi taşlanan ailelerden Fidan Evli yaşananları Yol Televizyonu’na değerlendirdi. 
Kendilerinin Alevi olduklarının bilinmesine rağmen bilinçli bir şekilde davulcuların her gece ısrarla davul çaldığını belirten Fidan Evli daha önce de oruç tutmadıkları için hakarete maruz kaldıklarını ifade etti. 
Cumartesi gecesi davulcu bir gençle ablası arasında tartışma çıktığını ve davulcu tarafından “Bugün bir kişiyiz yarın daha çok geliriz” diye tehdit edildiklerini söyleyen Evli, çıkan tartışmadan bir gün sona yüzlerce kişinin evlerinin önüne geldiğini anlattı. Saldırganların kimliklerine ve inançlarına küfürler ettiğini anlatan Fidan Evli, bir süre sonra evlerinin taşlandığını, grubun içinden bazılarının kendilerine ateş ettiklerini söyledi.
Jandarmanın saldırganlara müdahale etmediğini, bir süre sonra evlerine gelen bir komutanın ‘Sizi buradan götürelim’ teklifinde bulunduğunu anlatan Evli, kendilerinin gitmesi halinde sıranın diğer Alevilere geleceğini bildikleri için bu teklifi kabul etmediklerini söyledi. Saldırgan gruptan kimsenin gözaltına alınmadığının bilgisini de veren Evli, yetkilileri görevlerini yapmaya çağırdı.
Jandarmaya haber verilmesine rağmen bütün gece müdahale edilmediğini ifade eden mahalle sakinleri önlem alınmaması durumunda olayların daha da büyüyeceğini söyledi.
Sürgü’deki olayların etkisi bugün de devam etti. Saldırıya uğrayan aileler gün boyu evlerinden çıkamadı. Fidan Evli, saldırgan grubun, 10 ailenin beldeyi terk etmesini istediğini, aksi takdirde evlerini yakacakları tehdidinde bulunduklarını anlattı. Evlerinin önüne gelen kişilerin, beldeyi terk etmeleri için tehditlerini sürdürdüğünü de söyleyen Evli, “Jandarma bir gün önce gruba bizi buradan göndereceklerini söylemiş. Tüm yaşadıklarımıza rağmen jandarma ve polis bir şey yapmıyor. Vekilleri arıyoruz herkes sorunu çözeceğiz diyor ama kapımızdan hâlâ bağırıyorlar. 15 kişi evde sıkıştık kaldık. Evimizi terk etmeyeceğiz” diye yaşadıklarını anlattı.
Gerginlik devam ediyor.
PSAKD ve CHP Olay yerinde
Bu arada Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Şube Başkanı Songül Canpolat, CHP İl Başkanı Enver Kiraz ve bazı sivil toplum örgütü yetkilileri kasabaya giderek, olaylar hakkında bilgi aldılar. CHP İl Başkanı Enver Kiraz, Doğanşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaman, CHP belde yönetimi ve ailenin akrabaları, Sürgü Belediye Başkanı Faruk Taşdemir ile görüştü.
Belediye Başkanı, ailenin sürgün edilmesini istedi
Görüşme sırasında konuşan Sürgü Belediye Başkanı Faruk Taşdemir, dışarıdan müdahale istemediğini ve iki tarafla görüşeceğini belirterek, davulcuya saldıran ailenin bölgeden gönderilmesi gerektiğini savundu. Buna itiraz eden CHP İl Başkanı Enver Kiraz ve Doğanşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaman, Başkan Taşdemir'e sert tepki gösterdi. Karaman, ne zamana kadar birilerinin beldeden gönderileceğini sorarak, “Gelecek yıl yine benzer sorunlar çıkacak o zaman tekrar mı birilerini göndereceksiniz? Bu ne zamana kadar devam edecek?” dedi.
Belediye Başkanı Taşdemir, ayrıca olayın basına ve STK’lara yansıtılmadan çözülebileceğini iddia ederek, “Partiler, basın katılırsa çözemeyiz” açıklamalarında bulundu.

'Yeni Alevi katliamına seyirci kalmayacağız'
Malatya Sürgü'de sünni bir grubun Alevilere karşı yeniden eylem yapmayı planladığını açıklayan Haci Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, İçişleri Bakanını ve Malatya Valisini acilen göreve çağırdı. Vakıf, "Biz aleviler yeni bir Alevi katliamına seyirci kalmayacağız" dedi.
Haci Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, Malatya Sürgü'de Alevilere yönelik baskılara ilişkin açıklama yaptı.
Haci Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, uzun süredir Aleviler üzerinden yürütülen ayrımcı ve gergin siyasetin sonunda Anadolu'nun birçok kentinde sünnileri alevilere karşı kışkırtmaya başladığına dikkat çekti.
Malatya Sürgü'de dün gece, Alevi bir ailenin evinin önünde ısrarla ve tacize varan bir biçimde davul çalındığını, ramazan davulcusu ile aile arasinda yaşanan tartışma sonrasında, ilçede yaşayan sünnilerin kalabalık bir toplulukla ve ellerinde silahlarla, Alevi ailenin evine doğru yürüyüş yaptıkları hatırlatıldı. Uzun süre sonra olay yerine gelen jandarmanın kalabalığı durdurduğu, ancak başlayan gerginliğin sürdüğü kaydedildi.
Yeniden yürüyüş yapmayı planlayan sünni grubun, "Aleviler burayı terk edin" şeklinde slogan attığı bildirildi.
Saldırıları kınayan Haci Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, İçişleri Bakanını ve Malatya Valisini acilen göreve çağırdı, "Biz aleviler yeni bir Alevi katliamına seyirci kalmayacağız" diye ekledi.

15 Haziran 2012 Cuma

2TEMMUZ.SİVASTAYIZ..TOKLUCAKKÖYÜ





YAŞAMI BOYUNCA HİÇ BİR  İNSANİ EYLEMİN İÇİNDE OLMAMIŞ VEYA OLMAMAK İÇİN BAHANELER YARATAN BÜTÜN VİJDANLARA YUH OLSUN

12 Haziran 2012 Salı

ANADOLU’DA ULU KADIN KİŞİLER VE HALK İNANÇLARI

ANADOLU’DA ULU KADIN KİŞİLER VE HALK İNANÇLARI Yaşar KALAFAT ÖZET Bu yazıda, Anadolu’da çeşitli yerlerde bulunan ulu kadın kişilere ait türbe, yatır ve mezarlarla ilgili bilgi verilmekte ve bunlar çerçevesinde oluşan halk inançlarından bahsedilmektedir.
Esasen konunun felsefî ve analitik izahı bir tarafa bırakılırsa, Ahmet Yesevi’nin dini algılama ve yansıtma biçimi kadın kişilere kapalı olmayınca Horasan erliği er kişilik kapsamında ise kadın kişilik de Horasan kadını olmalıydı. Nitekim bacılar, analar veya bu isimle anılmasalar da aynı misyonu taşıyan ulu kızlar, gelinler, nineler, olmalı idiler ve nitekim vardırlar. Daha derinden düşünülünce ki, bunda zaruret vardır, Horasan erleri ilâhî kelimetullah için yola çıkmış er kişiler iken, bu kutsal davanın eri olabilmek için er kişi şartının aranması inancın mahiyetine aykırı olurdu. Bu arada Horasan erliği ilâhî misyonun bir döneme mahsus misyonerleri iken şüphesiz Anadolu’nun Türk-İslâm yurdu olması hedefine ulaşılmakta misyon devamlılığını yitirmedi. X. yy.daki arayış XV. yy. da da devam etti ve XX. yy.da devam etmektedir. Bu süreklilik sadece er kişilere has bir haz, bir ulûhiyet değildi. Tiplemenin merkezinde aşk vardı. İlâhî aşkı sadece cinsiyete mal etmek, aşkla, âşıklıkla bağdaşmazdı. Bunun içindir ki Allah rızası için canından olabilmek her türünden şehit olabilmek kadın kişilerimize de açık bir kapıdır. Ölmeden ölebilmek, nefs ıslahı ile
her sosyal statüdeki kadınlarımızın da doğal olarak hakkıdır. Bu arada, Ehl-i Beyt’ten olmak, sahabeden olmak, şeyh veya seyitlikten hareketle ulvi statü edinebilmek sadece cinsiyetlerden birinin tekelinde değildir. Biz bu incelememizde bunları da örneklendirmeye çalıştık. Tengricilik inancında Türk Tengre, ulusu yok olmaktan korurken Kağan İlteriş’i ve eşi Ece İl-Bilge’yi gönderiyordu. Hâl bu olunca kadının kutsiyeti gündeme gelir. Destanlarımızda kutsal varlıklardan gebe kalan kızların varlığı anlatılır. Alan Koya, gökten inen bir ilâhtan hamile kalır. Kazaklar, Sağın adlı bir beyin kırk cariyesinin parmaklarını suya daldırıp gebe kalmalarından türerler. Konunun Muhammediyet evveli Türk inanç dünyasındaki boyutuna da vesile oldukça değinmeye çalıştık. Umay Ana gibi kütlerde, cinsiyet bahsine yeterli olmasa da açıklık getirmeye çalıştık. Bu çalışmanın yetersizliğinin farkındayız. Evvelce daha ziyade Diyanet İşleri Başkanlığının arşiv kayıtlarını esas alarak çalışma yapıyor, bazı karşılaştırma ve yorumlarla çalışmamızı sürdürüyorduk. Bu defa aynı arşive ilâveten, yüksak lisans ve doktora tezlerini, il monografilerini ve makale ve bildirileri de kaynaklarımıza aldık. Amacımız ileride yapılacak yeni çalışmalarla türbeler etrafında oluşan kadın merkezli inançlardan hareketle eksikliğimizin giderilmesine katkıda bulunmaktadır. Bereket, fedakârlık ve benzeri alanlarda kadın kişilerimizde güzellikleri tespit edebilmek, böylece geleceğin kadın kişi tiplemesine katkıda bulunmaktır. Tespit edilebilen türbeler, belirli sıralamaya tabi tutulmadan aşağıda belirtilmektedir. Yeri geldikçe, bazı halk inançlarına ve bunların Türk kültüründeki yerine de değinilmektedir.
Balıkesir ili Edremit ilçesindeki Sarıkız Türbesinde her yıl
ABSTRACT In this writing, information is given about the “turbe” (tomb) and “yatır” (a place where a holy man is buried) of “Ulu Kadın”s (woman who are accepted as holy) which are located at various regions in Anatolia. The folk beliefs that have been formed about these places are also mentioned. Anahtar Kelimeler: Ulu kadınlar, Halk inançları, Türbe Key Words: “Ulu Kadın”s, Folk Beliefs, Turbe Giriş Anadolu kadın erenleri konusunu çalışmayı uzun zamandan beri düşünüyorduk. Bu türden çalışmaları bazen coğrafî alan esaslı bazen de Horasan Eri veya Ahi Erenleri gibi başlıklar altında yapmaya çalışıyorduk. Ulu canlar arasında hep Anadolu anaları ve bacıları geçince sanki kutsal kadın kişileri ihmal ediyoruz, zehabına kapılıyorduk. Nihayet topladığımız malzemeyi tasnif edip yorumlamaya karar kıldık. Biz, halk kültürünün inanç alt alanında yoğunlaşmaya çalışıyoruz. Böyle olunca da kadın kişi türbelerini obje olarak seçtik. Esasen er olmak, gönül eri olmak erkekliğin ve dişiliğin üzerinde âdeta belirleyici üst kimlik sıfatıdır denilebilir. Erlik bir misyon taşıyıcılığı ise, ki öyledir; bu taşımayı muhakkak erkek, erden beklemek halk sofizmine de aykırıdır. Halk sufizminde “Dişi veliler, cinsiyet olarak fiziksel yapı itibarıyla dişi olanlar değildir. Dişi veliler, büyük veliler kategorisini oluşturur. Büyüklükleri daha verici ve daha üretken oluşlarındandır. insan-ı kâmile giden yola yönelmek genel anlamda Kız Evliya Türbesi: Edirne saray içindedir. Esasen birkaç taşla örülmüş küçük mezarında, gelin telleri adak bezleri ve sembolik çocuk beşikleri vardır. Kız Veli (Mühürlü Sultan)Türbesi: İzmir Menemen’de Merkez çarşı içi, müftülük yanındadır. Ziyaretçiler burada mum yakar, şefaat diler dünyevî isteklerde bulunurlar. Kız Veli’nin Kırklardan birisi olduğu inancının halk arasında yaşamakta oluşu, kırklardan kızların da olabileceği inancının bir ürünüdür. Sarı Kız Türbesi: Bolu ili Mengen ilçesi Agacalar köyü Sarıkız mahallesindedir. Türbede, bakire ölen ve ermişliğine inanılan sarı bir kız yatmaktadır. Rivayete göre Türkmen kızı olan Sarı kız, her sabah erken kalkar geyiklerin sütünü sağar fakirlere verirmiş. Bir sabah babası tarafından takip edilip sırrı açığa çıkınca hemen ölmüştür. Türbeyi ziyarete gelenler namaz kılar dua ederler. Halk inançlarında ilâhî sır sahibi olabilmek için cinsiyet farkı engel teşkil etmemektedir. Sırrı açığa çıkan ermiş hemen ölür, inancı vardır. Türk halk inançlarında geyiğin özel yeri vardır. Geyik, donuna en kolay girilebilen bir hayvandır. Birçok yatır türbesinde geyik boynuzu vardır. Safranbolu ve birçok yerde geyik, binalarda nazarlık olarak kullanılır. Bursa’da Safranbolu’da daha birçok yerde, Geyik Baba, Geyikli Baba, Geyik Binen Baba Türbeleri vardır. Halk arasında; at, koç, geyik, kurt, öküz gibi bazı hayvanların koruyucu ve kollayıcı oldukları inancı vardır. Bu hayvanlara ait bazı vücut aksamlarının da bu hayvanlar öldükten sonra hikmetlerini sürdürdüklerine inanılır. Halk tasavvufunda sığır ve geyik, donuna en çabuk girilebilen hayvanlardır. Öküz ve koç boynuzlarının çakıldıkları ambar, ahır, değirmen kapı başlarında bunların kem gözlere ve görünmeyen kötülüklere karşı koruyucu olduklarına, böylece bereketin artacağına, nazar değmeyeceğine inanılır. Dede Sofrası kurulur. Ayrıca Afyon ilimizde de Sarıkızlar Türbesi vardır. Kız Dedesi: Bolu merkez Ege Mahallesi Tarlabaşı caddesindedir. Diğer ismi Yusuf Sinan olan dedenin veli bir kul olduğuna inanılırken, Kız Dedesi hasta çocukların iyileşmeleri ve bekâr kızların bahtının açılmasında etkili oluşu ile bilinir, talebe ve çaresiz öğrencilere yardım ile ünlüdür. Kız Dede Türbelerinden birisi de Balıkesir’dedir. Kızlar Türbesi: Kahramanmaraş kabristanındadır. Türbe kapısının şövesindeki helezoni delik ile ilgili bir efsane anlatılmaktadır. Bursa’daki Hanım Kızlar türbesinin diğer ismi, Yılanlı Ziyarettir. Bursa’daki Cariyeler Türbesinin diğer ismi ise Saraylılar Türbesidir. Kızlar Türbesi: Kastamonu’nun Çatal-zeytin ilçesi Samancı köyündedir. Türbenin ayağında bulunan kuyunun başında iki gelin kız ellerindeki su kapları ile türbenin bulunduğu yerde kaybolmuşlardır. Burayı ziyaret için daha ziyade, çocuğu olmayan kadınlar gelir, Kur’an okur dua eder horoz keser etini fakirlere ikram ederler. Horozun Türk halk inançlarındaki yeri çok önemlidir. Sema’da horozların piri olduğuna inanılır. Horozun zamansız ötmesi iyi sayılmaz. Ayrıca horozun yumurtlaması ile ilgili inançlar da var. Depremi erken haber alan hayvanlar arasında horozun da varlığına inanılır. Dünya Kızıl Öküzün veya Kızıl Horozun üstündedir. Yezidî inançlı Kürtlerde ise horozun mitolojik anlamı daha derindir. Kızlar ile ilgili türbeler daha ziyade kısmet açılması ve çocuk talebi ile ilgilidir. Anadolu Türbe ziyaretinde horoz kesme geleneği çok yaygındır. Eskişehir – Seyitgazi kutsal mekânında Kral Kızı Elenora, Ümmühan Hatun, (I. Alaeddin Keykubatın Annesi) ve Kadıncık Ana da yatmaktadır. Kral Kızı Türbesi olarak bir türbe de Bursa’dadır. Kız Türbesi: Edirne merkez Kıyık Orta Çukur mahallesindedir. Türbede 1967’de ölen Şekmetli Efendi’nin yatmasına rağmen, türbe Kız Türbesi adını almıştır. Burada adak adanır, mum yakılır. Kur’an-ı Kerim okunup dua edilir. İfade edildiğine göre buraya akşam dolu olarak bırakılan abdest ibriğinin sabahleyin boş olduğu görülmektedir. Ulu zatların abdest almak için su ve havlu kullandıkları inancı Anadolu’da çok yaygındır. Bu nedenle türbeye abdest suyu konulur. Nejat Birdoğan, Hacı Bektaş Veli’nin keşf ve kerameti Hatun Ana’ya öğrettiğini açıklamaktadır. Zaviye kurucular arasında Kız Bacı, Ahi ana, Sakari Hatun, Fatma Bacı, Hundi Hatun ve Sume Bacı da vardır. Üç Kızlar Türbesi: Konya ili, Akşehir ilçesi merkezinde Taş Medrese yanındadır. Burada, Sahibi Ata Ali’nin kızları yatmaktadırlar. Genç yaşta ölen üç kardeşi, kısmetinin açılmasını isteyen genç kızlar ziyaret eder, burada mum yakarlar. Üç Kızlar Türbesi: Konya’da Mevlâna Türbesi’nin arka bahçesindedir. Buraya üç kızlar şehitliği de denilmektedir. Burası, evlenme, çocuk sahibi olma isteği, doğurabilmek ve gönül meseleleri için ziyaret edilir. Amasya’daki Üçler Türbesinin etrafında da benzeri inançları gelişmiştir. Bir Üç Kızlar Türbesi de Bursa’dadır. Işıklar Köyü Türbesi:
olunca da kurban keser, şükür namazı kılarlar. Bir ifadeye göre türbede yatanlar Abdülkadir Geylani Hazretlerinin müritleridirler. Diğer bir ifadeye göre de Yaşlıçayır mevkiinin savaş şehitleridirler. Ebul Gazi Bahadır Han, Türkmenleri uzun süre yedi kızın yönettiğini belirtir. Türk halk inançlarının her alanında rastlanılan yedi kutsal sayısını yatırlarda da görmekteyiz.
Kütahya’nın Altıntaş ilçesi Işıklar köyündedir. Burada Oğlan Türbesi ve Kız Türbesi olmak üzere iki türbe bir aradadır. Buraya çocukları olmayan kadınlar gelir. Çocukları Sır Hatunlar (Sire Hatunlar) Türbesi: İzmir Tire’de Maşa mahallesi Ekinhisarı caddesindedir. Burada Buğday Dede’nin yedi kızı veya yedi kız torunu yatmaktadır. Burayı ziyaret edenler mum yakar, adakta bulunur. Dua ederler. Rivayete göre yedi kardeş hayatta iken hiç konuşmazlarmış, keramet sahibi olduklarına ve kerametlerini sakladıklarına inanılmaktadır. Türk halk inançlarında nezir–adak, yılın kutsal kabul edilen Muharremlik bayram arifeleri gibi muayyen dönemlerinde, özel olarak nezirde, adakta bulunma hâllerinde, doğum, teskere, tedavi, yokluktan kurtulma gibi sıkıntıların defedilmesi vesileleri ile yapılır. Çok kere mekân olarak ulu kabirlerin çevresi seçilir. Aç doyurulur, çıplak giydirilir, hayır işlenilir. Yedi kardeşler, Yediler, Yedi Bacılar, Yedi Kızlar a ise Anadolu evliya kültüründe çok rastlanır. Beş ve üç ile tanımlanan yatırların durumu da aynıdır. Bunların hepsi kız veya erkek olabildikleri gibi, kızlı – erkekli karma da olabilmektedirler. Denizli ili Baklan ilçesi Eski mezarlık içinde Hüsameddin Dede Türbesinin yanında yedi kızlar kutsal mekânı vardır. Yedi kızlar mezarlığa da ad olmuştur. Ayrıca Yediler Ziyareti ise, Erzurum ili Hasankale ilçesine bağlı Ezirmek köyündedir. Kıbrıs’ın Yediler Türbesi Lefkoşe’dedir. Yedi Evliyalar Türbesi: Sivas’ın Eski Boğazkesen köyündedir. Yedi evliyanın yedi şehit oldukları inancı vardır. Burası tedavi ve istekler için ziyaret edilir. Yedi Kızlar Türbesi: Manisa Ulutepe mahallesi Yedi Kızlar sokaktadır. 14. yy.a ait olan türbede İshak Çelebi’nin karısı Gülgün Hatun ile altı kızı yatmaktadır. Kırk Kızlar Kümbeti: Tokat ili, Niksar ilçesi Cedit mahallesindedir. Rivayete göre zamanın valisi halka zulmektedir. Valinin kızı kırk arkadaşı ile zulme karşı direnirler. Bunun üzerine vali direnişçilerin hepsinin başlarını vurdurur. Bakımsız olan türbeyi halk kutsal bir makam saymaktadır. Eskişehir ve Bolu’daki türbelerden de birisinin ismi Kırk Kızlar Türbesidir. Ayrıca; Sivas’ta ve Kırklareli’nde de Kırklar vardır. Kırkkızlar (Kırgızlar) Türbesi: Bursa–İznik’te Yenişehir kapı dışındadır. Kırk, Türk halk sufizminde önemli yer tutar. Çocuk ve anne kırklanır. Kırk gün düğün yapılır. Kırk, hem yer isimlerinde hem insan isimlerinde ciddi yer alır. Karakalpakistan’da Kırkkızlar Destanı Türk destanlarında önemli yer tutar. Kırklar Meclisi, Kırklar Cami İnanç kültürümüzün ürünleridirler. Kırklar Sultan:
Makamı
Erzurum ili Pasinler ilçesi Altınbaşak köyünde Peygamber efendimiz(SAV)’in soyundan gelen Dede Mahmut Efendi Türbesi’nde İbrahim Hakkı Hazretlerinin annesinin babası olan Dede Mahmut Efendi ile Alvarlı Muhammet Lütfi Efendi Hazretlerinin de annesi olan
Nejat Birdoğan, Hatun’un kumalık anlamına geldiğini belirterek; “T
demektedir(Birdoğan, 1988: 3-12). Hatunluk zamanla hem sosyal ve hem de inanç içerikli itibar kazanmıştır.
İstanbul ili Beykoz ilçesi Dereseki köyünde yatmaktadır. Menkıbesine göre Abdulkadir Geylani Hazretlerinin kırk talebesinden birisidir. Ordu ile birlikte İstanbul’a giderken derenin setinde şehit olmuş ve köy ismini oradan almıştır. Hakkında fazla malumat bulamadığımız Kırklar Sultan’ın cinsiyeti için de kesin bir şey söylenemiyor. Sultan olmak şehit olabilmek ve kırk öğrenciden birisi olabilmek için cinsiyet, belirleyici bir faktör değildir. Afyon ilimizde de Kırklar vardır. Erzurum’un İspir ilçesi Karakaş Köyünde Kırklar Ziyareti ve aynı ilimizin Tekman İlçesinin Hacı Ömer köyünde Kırklar Mezarlığı vardır. Kırk Kızlar Tepesi: Kayseri Talas’da Ömerhacılı köyünün kuzeydoğusundadır. Rivayete göre düşman saldırısına maruz kalan Kırkkız, tepede toplanarak “Allah’ım bizi ya taş et ya kuş et.” derler ve taş olurlar. Eğer ilkin kuş et deselerdi kuş olacaklardı. Anadolu efsanelerinde; düşmandan, ırz düşmanından veya aile içi anormal baskılardan korunmak için bu tarz dua ve taş olma olayına çok rastlanır. Genelde bu tür olaylar Taş kesilme olarak bilinir. Van Erciş’te Gül Handan, Van’ın Gürpınar ilçesi Zernek köyünde Hanımzade Türbeleri vardır. Van’ın Dermeryema (Meryem Ana) ziyareti ise eski bir kilisededir. Erzincan–Tercan’da Mama Hatun Türbesi vardır. Cami bahçelerinde olduğu gibi kilise bahçelerinde ulu zatlar defnedilmişler veya caminin, kilisenin kutsiyetinden buraya gömülmekle istifade etmek istemişlerdir. Halk inançlarında Hristiyanların İslâm ve Müslümanların da Hristiyan türbelerine itibarı bir dönem oldukça yoğun iken konunun diğer boyutu da Anadolu Ermeni türbelerinin bir kısmının Gregoryan Türklerine ait olduklarıdır. Koçlu–Koyunlu Türk mezar taşlarının ve On İki Hayvanlı Türk takviminin bazı kiliselerde yer almış olması, kümbet tarzı çatı örtüsüne kiliselerde de rastlanılması, Gregoryan kilisesinin kuruluş dönemlerinde bir kısım Türklerin bu cemaat içinde yer almış olabileceklerini düşündürürken; Hristiyan idollerinin bulundukları yerlerde Müslüman halkın eski Türk inançları içerikli pratikleri yaşatmaları aynı düşünceyi doğrulamaktadır. Meryem–Olukbaşı Türbesi: Aydın ili, Bozdoğan ilçesi, Olukbaşı köyünde bir tepededir. Burası çeşitli istekler bilhassa çocuk dileği için ziyaret edilir. Ayrıca askere gidenler ve çeşitli problemi olanlar da ziyaret ederler. Meryem’in sol göğsünden yaralanarak şehit olmuş bir kadın olduğu anlatılmaktadır. Türbesine zarar verenlerin rüyasına girerek ikaz ettiğine inanılır. Meryem ismi İsa isminde olduğu gibi Hz.İsa ve Hz.Meryem’e hürmeten çok konulan bir isimdir. Ayrıca şahadet şerbeti içebilmek için kadın kişi olmak engel değildir. Türbeye ve etrafına zarar verenlerin, türbede yatanlarca rüyaya girerek uyarıldığı inancı çok yaygındır. Peygamberlere soy bağlantılı ulu kabirlerde de manevî itibar bakımından mertebe sadece er kişilere mahsus değildir. Bu soydan gelen eş ve kız çocukları da manevî itibar görürler. Siddi Zeynep Türbesi: Antalya–Alanya Çarşı Mahallesi Kaleyamaç Mevkii Merkez Karakolu üstündedir. Siddi Zeynep’in Peygamber soyundan geldiğine inanılır. Çevre halkı bütün ruhsal hastalıkların tedavisi ve çocuk dileği için burayı ziyaret ederler. Ziyaretçiler dua eder şefaat dilerler. Fatma ve Sakine Hanımın Türbeleri: İstanbul Fatih’tedir. Her ikisi de Hz. İmam Hüseyin’in kızlarıdır. Daye Hatun’un da Türbesi İstanbul Fatih’tedir ve O da sahabedir. Sahabe olabilmek için erkek olma şartı yoktur. Maraş’ta da İstanbul’da olduğu gibi Sahabi Türbeleri ve bunların etrafında yaşanan halk inançları vardır. Hatice Hatun da yatmaktadır. Halk, Dedenin füyuzatından istifade etmek ve dua edip Kur’an-ı Kerim okumak için ziyaret ederler. Şeyhetü Zeynep Türbesi: Siirt merkezde Aydınlar caddesindedir. Birçok ulemanın yetişmesinde hocalık yaparak katkıda bulunmuştur. Hz. Rahime, Hz. Eyup (A.S.)’ün eşi olup Urfa Viranşehir de yatmaktadır. Ziyaret eden hastaların şifa bulduklarına inanılır. Zeynelabidin ve kız kardeşi Sitti Zeynep, Mardin Nuseybin’de Yıldırım mahallesi Zeynelabidin sokak No: 15’tee aynı türbe içerisindedirler. Ehl-i Beyt olduklarına inanılan bu zatları ziyaret edenler Kur’an okuyup dua ederler. Ağrı, Doğu Beyazıt, İshakpaşa Cami civarındaki Ahmed-i Hani (Hani Baba) Türbesinde Peygamber efendimizin soyundan geldiğine inanılan Hani Baba gibi ulu erlerin yanı sıra Seyyide Hatice Hanım gibi kadın kişiler de yer almaktadır. Burayı ziyaret edenler fatiha okur dua ederler. Ankara Nallıhan, Emresultan köyündeki Tabduk Emre Türbesinde Tabduk Emre ile birlikte aile efradı da yatmaktadır. Horasan’dan gelmiş bir Horasan eri olan Tabduk Emre ile birlikte 4 çocuğu ve eşi de gelmiştir. Tabduk Emre’nin mücadelesinin mahiyeti şüphesiz Horasan eri olan eşinin davasından farklı değildi. Buraya çocuğu olmayanlar adak için gelir. Nafile namazı kılar, kurban kesip dua ederler. Cimcime Sultan: Ankara ili, Haymana ilçesindedir. Buradaki şifalı kaplıca suyunu ilk bulan Cimcime Sultan olmuştur. Burayı çocuğu olmayan anne adayları ve kısmetleri açılması için genç kızlar ziyaret ederler. Ziyaretçiler yakın çevredeki ağaçlara adak çaputu asar, dilekleri kabul olunca tekrar gelip kurban keserler. Rivayete göre Cimcime Sultan’ın yüzünde ve vücudunda yaralar çıkar. Üvey annesi hastalık kendilerine de geçmemesi için onu evden uzaklaştırır. Kaplıcanın bulunduğu yerde oynarken Cimcime Sultan bu su ile yıkanır ve tedavi olur. Cinsiyeti tartışma konusu olan Cimcime Sultan’ın genç bir kız olduğu, günün erken saatlerinde kaplıcaya gidenler sarı saçlı güzel bir kızı kaplıcada görünce anlaşılır. Kayseri Develi ilçesi, Epçe köyündeki Epçe Sultan Türbesinde yatan şahsın cinsiyeti bilinmemektedir. Türbede Beşik denilen tahtadan yapılmış mezar vardır. Yatırın başındaki üç kg. ağırlığındaki taş, ağrıyan yerlere sürülmektedir. Sultanın Horasan’dan geldiğine, Havadan köyündeki yatırla amca çocukları olduklarına inanılır. Onun ziyaretine Eğer taşı diye bilinen taşa binerek gittiği rivayet edilir. Urfa’daki Eyüp Peygamber’in türbesinde de sürüldüğü zaman şifa vereceğine inanılan bir taş vardır. Taşa, duvara binerek at gibi sürme, menakıpnamelerde de geçmektedir. Sultan Hatun veya Aynalı Kadın Türbesi: Sinop ili Meydan Kapı mahallesindedir. Hatunlar Türbesi Sinop merkez ilçede Ada Mahallesindedir. Bursa’da Hatice Sultan Türbesi ile Huna Sultan Türbeleri vardır. Huna Sultan’ın diğer ismi Ak Türbedir. Safiye Sultan Türbesi ise, Aydın Koçarlı’dadır. öreye göre ikinci hanıma yer olmadığından savaş esirlerinden seçilen bu ikinci eşlere hatun denilmeye başlanıldı Hafsa Hatun Türbesi: Aydın Kuyucak kasabası Azizabat köyündedir. Türbe Aydınoğullarının uç beyliklerinden Süleyman Şahın Kızı Hafsa Hatun veya Hafız Hatun’a ait olup XIIX. yy. da Karaosmanoğulları döneminde yapıldığı ifade edilmektedir. Burada mevlit okutulur, hayır yemeği verilir. Türbenin yanındaki ağaca niyet bezleri bağlanır. Kadınların dilek tuttukları makamlardandır. Sultanlı Türbelerimizden birisi de Van ili Ercis ilçesi Yılanlı köyündeki Sultan Zübeyde’dir. Halime Hatun Türbesi ise, Van’ın Gevaş ilçesindedir. Nigar Hatun Türbesi Antalya’da Erzen Hatun Türbesi ise Bitlis’tedir. Erzurum Merkez Hasan Basri mahallesindeki Rabia Hatun Türbesi XII. yy.da yapılmıştır. Türbenin Mahrudi Kubbesi yıkılmıştır. Ayırdıcı hadlerini urgan gibi bükülmüş vaziyette birer çift kabartma süsler, cenazeliği vardır. Sandukanın konduğu katın kapısı altından fevkalade nefis çiçek tezyinatlı bir kuşak bütün türbeyi sarar. Ulemadan bir kadın olduğu kabul edilen Rabia Hatun Türbesi’ni halk dua etmek için ziyaret eder. Akhürrem Türbesi: Afyon ili, Çay ilçesinin Akkonak kasabasındadır. Akhürremin veli bir hatun olduğuna inanılmaktadır. Kasabaya ismini bu veli hatun vermiştir. Anadolu’da birçok dağ kasaba ve semte ulu zatların ismi verilmiştir. Safiye Sultan Türbesi: İstanbul Fatih, Ali Fatih mahallesi Koca Mustafapaşa caddesinde Sümbül Efendi camisinin avlusundadır. Safiye Sultan Koca Mustafa Paşa’nın kızıdır. Türbenin müştemilatında başka türbeler de vardır. Burası çeşitli maksat ve niyetlerle ziyaret edilmekte fatiha okunup dua edilmektedir. İstanbul türbelerinin bilhassa Osmanlı hanedan ve devlet ricali türbelerinin etrafında günümüze gelen mistik folklor meselâ niyet bezi bağlamak türünden uygulamalar yoktur. Pertavriyal Valide Sultan Türbesi: İstanbul Fatihde Guraba Hüseyinağa mahallesindedir. Pertevniyal Sultan (öl.1883) 2. Mahmut’un eşi Abdulaziz’in annesidir. Burada namaz kılınır ve bazen fatiha okunup geçilir. Asude Hatun Türbesi: İstanbul Fatih’de Haydar mahallesi Karadeniz caddesindedir. Asude Hatun II. Beyazıt’ın süt annesidir. Ziyaretçiler burada Fatiha okur dua eder. Tevekkel Sultan Türbesi: İçel Silifke’de Cami Kebir mahallesinde Tevekkel Sultan Pasajı’ndadır. Burası Selçuklu Sultanlarından birisinin annesidir. Buranın ziyareti çarşamba ve perşembe günlerinde yapılır dilekte bulunulur. Gülbahar Hatun Türbesi: Trabzon merkezde Gülbahar Hatun mahallesi Atapark’tadır. Türbede Yavuz Selim’in annesi Gülbahar Ayşe Hatun yatmaktadır. Manevi değeri olan bir hatun olduğu için ziyaretçiler fatiha okurlar. Elti Hatun’un Türbesi:
korkmaktadır. Vasiyeti üzerine korunmak üzere tabutu zincirle tavandan asılır bir süre sonra tabuta
Tunceli –Mazgirt’tedir.Türbede Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın annesi ve kardeşi yatmaktadır. Rivayete göre Elti Hatun hayatta iken yılandan çok yılanın girdiği görülür. Bu defa tabutu şu anki durumuna getirilir toprağa gömülür. Yılanın Türk halk inançlarında geniş bir yer tuttuğu bilinirken Eski Türk inançlarındaki yer altı hakimiyeti ile de bağlantılandırılmaktadır. Selamet Hatun Türbesi: Amasya merkezindedir. Halk, Hatunun kutsal bir kişiliği olduğuna inanmakta Allah rızası için ziyaret etmektedir. Çandır Şah Sultan Hatun Türbesi: Yozgat ili, Çandır ilçesi Yeni Meydan’dadır. Fatiha okunmak için ziyaret edilir. Fatma Hatun Türbesi: Kırşehir merkezde Yenice mahallesindedir. Halkın itibar ettiği bir mekândır. Muhterem Hatun Türbesi: Kırşehir merkez Yenice mahallesi imaret mevkiindedir. İklime Hatun Türbesi: Kahraman Maraş merkezde Belediye Çarşısı karşısındadır. Haduniye Türbiyesi Kahraman Maraş merkezde Kurtuluş Mahallesi Hamidiye caddesindedir. Hatun Sultan Türbesi Kastamonu merkezde Cebrail mahallesi Selçuk sokaktadır. Mahperi Hatun Türbesi Kayseri Melikgazi ilçesinde Hunat Camii yanındadır. Kutlu Hatun Türbesi Erzurum Gavurbağan mahallesindedir. Destine Hatun Türbesi: Konya’dadır. XVII. yy.da yaşamış Mevliye (Mevlevi) tarikatı büyüklerindendir. Dünyaya gelmeden evvel manevî olan ünlü bir isim olacağı, kendisiyle ilgili görülen rüyadan anlaşıldığına inanılmaktadır. Gülnar Hatun Türbesi: Ankara yakınlarındadır. Türbesine adak bezi bağlanılmaktadır. Bu bezler bir anlamda saçıdırlar. Saçı, Türk Halk inançlarında kansız kurban olarak bilinir. İyilikleri, güzellikleri celbetmek kötülükleri, fenalıkları defetmek için yapılır. Böylece, sağlık, saadet, geçmişlerin ruhuna rahmet, bereket ve rızk dilenirler. Bu münasebetle; çoluk-çocuk, konu-komşu, fakir-fukara, kurt-kuş sevindirilir. Doğumda ad vermek, ilk saç ve ilk dişte, ekinde, biçimde kabir ziyaretinde saçı saçılır. Selçuk Hatun Türbesi: Sivas Suşehri’ndedir. Mezarı kaldırmak isteyen iş makineleri bozulmuştur. Buraya altını ıslatan çocuklar getirilir. Çocukların sırtlarına süpürge ile vurulur. Böylece altlarını ıslatmayacaklarına inanılır. Beşkardeşler Türbesi: Sivas ili Sarkışla ilçesindedir. Sivas Karalar köyündeki Davullu Dede, Beşkardeşlerden biridir. Beşkardeşler Davullu Dede, Karacalar Tekkesi, Kevgir Baba Turna Dağı Ziyareti ve Damıl Baba’dır. Baba, Ata, Dede-Baba, Pir bir anlamda eski Türk inançlarındaki Kam kültünün uzantılarıdır. Türk dünyasının her kesiminde çok sık rastlanan ulu kabirlerdir. Kutsal Ata Ruhu, Kutsal Hakan hiyerarşinde yer alırlar. Çifte Sultanlar Türbesi: İstanbul Fatih’te Ali Fakih Mahallesi Koca Mustafa caddesindedir. Türbede Hz. Hüseyin Efendimizin kızları Fatma ve Sakine Sultanlar yatmaktadır. Türbe daha ziyade Alevî inançlı Müslüman Türkler tarafından 10 Muharrem’de merasim yapılarak ziyaret edilir. Hatunlar, Sultanlar, Hanımlar, Anadolu Türk türbe kültüründe yer almış ulu kadın kişilerdir. Amasya’da Selamet Hatun Türbesi, Eslem Hatun Türbesi, Kümbet Hatun Türbesi, Sucu Hatun Türbesi, Rumi Hatun Türbesi gibi onlarca hatunla tanımlanan kutsal mekân etrafında çeşitli halk inançları gelişmiştir. Keza Bursa’da; Devlet Hatun Türbesi, Ebe Hatun Türbesi, Gül Çiçek Hatun Türbesi, Gülruh Hatun Türbesi, Nilüfer Hatun Türbesi, Şirin Hatun Türbesi, Kayseri’de Hünal Hatun Türbesi, Konya’da Gömeç Hatun Türbesi Erzurum’da Ana Hatun Türbesi, Rabia Hatun Türbesi, Erzurum–Pasinlerde Ferruh Hatun, Eskişehir’de Valide Sultan Türbesi bunlara örnektir. Anadolu’da eski Türk inançlarının izlerini taşıyan çok yatır vardır. Ömer Halan Türbesi bunlardan birisidir. Ömer Halan atı ile gömülü ulu bir kabir olup Van ili Başkale ilçesindedir. Atı ve silahı ile gömülmek eski bir Türk inancıdır. Keza Elma veya Alma Baba Türbesi’nin birisi Sivas’ın Zara ilçesinde diğeri de keza Sivas’ın İmranlı ilçesi Akören köyündedir. Buradaki Elma Baba, Küpeli Baba ve Kızıl Baba’nın kardeşidirler. Elma Türk halk inançlarında dölün, zürriyetin, bereketin, doğurganlığın simgesidir. At, Türk halk inançlarında; at nalı, at kılı, at üzengisi, at gemi vb. şekilleriyle geniş yer alır. Çocuklukta sopa atla tanışılır, nazar ve bereketle ilgili inançlarla devam eder. El sanatları ve mezar taşlarında yoğun olarak görülür. Halk hikâyelerinde Rum Abdalları’nın çocuğu olmayan kadınlara elma vererek çocuk sahibi olmalarına vesile oldukları anlatılır. Rum Abdalları yani Abdalan-ı Rum, Gaziyan-ı Rum, Ahiyan-ı Rum ve Bacıyan-ı Rum yapılanmasının bir parçasıdırlar. Loğusa Hatun: İstanbul–Beyoğlu Şişhane’de yatmaktadır. Lohusalara yol gösteren bir pir-i fâni olarak bilinmektedir. Burayı ziyaret edenler mum yakar, niyet taşı yapıştırırlar. Rivayet edildiğine göre, Asker olan bir kişi, hamile hanımını bir kulübeye bırakır. Allah’a emanet eder ve Allah rızası için savaşa gider. Döndüğünde eşini bıraktığı yerde bulamaz. Bir pir-i fâni zata sorar, o da bugünkü türbenin bulunduğu yeri gösterir. Asker baba buraya geldiğinde annenin öldüğünü yavrusunun ise hâlâ annesinin memesinden süt emdiğini görür. Eski Türk halk inanç sisteminde Umay Ana kültü, yavrular ve hamile annelere yardım eden bir dişi ruh olarak bilinir. Bir kısım araştırmacılar Fatma Ana kültü ile Umay Ana kültünü birbiriyle ilişkilendirirken; diğer bir kısım halk bilimcilere göre Fatma Ana kültü, Kıbela’nın devamıdır. Kırmızı Ebe Türbesi: Ankara Kızılcahamam ilçesi Taşlıca köyündedir. Türbede Oruç Sultan Gazi’nin annesi yatmaktadır. Türbede yatan şahsı ve benzerlerini halk, Anadolu’nun Türk–İslâm yurdu oluşunun mimarları olarak görür. Ziyaretçiler burada ibadet etmektedirler. Rivayete göre Kırmızı Ebe, Alaaddin Keykubat’ın ordularını bir kova ayranla doyurmuş buna rağmen ikram edilen ayran bitmemiştir. Ebe, Ebe Ana, Ebe Kadın halk inançlarımızda ebe kültünü oluşturmuştur. Birçok yerde bibi, hala veya teyze anlamına gelirken bazı yerlerde bibi, ebe anlamına gelmektedir. Güney Azerbaycan Türklerinde birçok Bibi Türbesi vardır. Anadolu da Kırmızı Ebe kerametinde olduğu gibi benzeri kerametler çok anlatılır. Bunların toplanıp yorumlanması, Anadolu insanının estetiğini ortaya koyacaktır. Anadolu uluları, fikirlerini sözlü ifade ile doğrudan telkin yaparak açıklamazlar. Onlar sergiledikleri hayat tarzı ile menkıbeleşen hayatlarında doğruluğu, dürüstlüğü, mertliği, paylaşımı, bereket fikrini, gözü tokluğu, sır saklamayı, tevazuu, merhameti vb. sergilerler. Bu arada Bursa ilimizde de Ebe Hatun Türbesi vardır. Bu türbenin etrafında da halk inançları yaşanmaktadır. Hoş Ebe ve Gebe Sarıkız Türbeleri Ankara Nallıhan’dadırlar. Süt Evliyası: Sivas merkezde Şehitler caddesindedir. Süt Evliyası’nın çocuğunu emzirirken ölen şehit bir anne olduğuna inanılmaktadır. Sütü olmayan annelerin burayı ziyaret edip türbeye konulan suyu içmeleri hâlinde sütlerinin geleceğine inanılır. Anadolu’da süt inancı ile bağlantılı evliya çoktur. Bunlardan Van ilinin Çatak ilçesi Karağaz köyünde Süt Ziyareti vardır. Yine aynı ilin Dere köyünde de Süt Ziyareti vardır. Süt Evliyalar Türbesi: Sivas Domurciardı mahallesindedir. Sütü olmayanların buradan bir miktar su içince sütlerinin artacağına inanılır. Süt Ocağı ise Sivas’ın Söğütçük köyündedir. Ocağa sütü ve çocuğu olmayanlar ziyarete gelir. Kırklar Dağı: Sivas merkezde Tokus köyündedir. Kırk Horasan erinden birinin bu dağda yattığına inanılır. Merkez köyünde de bir Kırklar Tepesi vardır. Tepenin etrafındaki suyun şifalı olduğuna inanılır. Burada belirli bir günde ışık yandığına inanılır. Burayı ziyaret edenlerin dileklerinin gerçekleşeceğine inanılır. Halk inançlarında bazı yatırlardan mübarek gecelerde ışık yandığına dair yaygın bir kanaat vardır. Afyon Başmakçı ilçesindeki Sultan Abdurrahman Abdulkadir Geylani Hazretlerinin talebesidir. Horasan Eri olan Abdurrahman ve eşi Sultan aynı türbede yatmaktadırlar. Burası toplu kabir ziyaretleri ile ziyaret edilir. Burada Yasin ve diğer sureler okunarak dua edilir. Bu türbe, Horasan Erleri Türkistan’dan batıya, kuzey ve güney batıya, Kafkasya, Kırım, Anadolu ve Balkanlara Türk İslâm misyonunu taşırlarken er kişi ve kadın kişinin aynı davada bir arada olduklarını gösteren çok tipik bir örnektir. Keziban Bacı Türbesi: Afyon ili Emirdağ ilçesi Başkonak köyündedir. Hiç evlenmemiş olan Keziban Bacı, hayatta iken bazı kerametler göstermiştir. Bu türbeyi daha ziyade çocuğu olmayanlar ve çocuğu yaşamayanlar ziyaret ederler. Çocuk erkek olunca ismini Tufan, kız olunca Keziban koyarlar. Bu uygulamadaki inancın derinliklerinde türbedeki zatın koruyucu gücünün bulunduğu inancı vardır. Bir çok ulu zata yaşamayan çocuk satılır ve böyle çocuklara kız olunca Satı erkek olunca da Satılmış ismini koyarlar. Bacım Sultan Türbesi:
Kurbanlar kesilir, namaz kılınır. Kesilen kurbanın eti çevrede dağıtılır. Türbenin yakınındaki
Ankara’nın Nallıhan ilçesi Tekke köyündedir. Türbede Taptuk Emre’nin kızı Bacım Sultan, eşi ve çocukları vardır. Burayı genelde akıl hastaları ziyaret eder, adakta bulunulur. hamurlu suda banyo yaparlar. Rivayete göre, Hamza Sultan’ın oğlu Hulf Sultan ile Tabduk Emre’nin Kızı Bacım Sultan sevdalanır ve evlendirilirler. Gelin Tekke köyüne gelince kaybolur. Tabduk Emre kızı için “O yerini buldu,” der ve bugünkü yatırın olduğu yeri gösterir. Birgün Bacım Sultan’ı Tabduk Emre yakınları ile ziyaret etmek ister. Erenler mevkiine geldiklerinde Bacım Sultan hamurlu elleri ile onları karşılar ve ellerinin hamurunu sıyırınca toprağa sürer ve oradan hamurlu su çıkar. Anadolu’nun Türkleşmesi tarihi anlatılırken Ahiyan-ı Rum, Abdalan-ı Rum gibi Bacıyan-ı Rum’unda rolleri anlatılmıştır. Konuyu ilk ele alan eser Ömer Lütfi Barkan’ın Kolonizatör Türk Dervişleri isimli eseri olmuştur. Bu konuda daha sonra Mikail Bayram’ın ve Nejat Birdoğan’ın da çalışmaları olmuştur. Bacım Sultan’ın; bu mücadelenin dışında olduğu söylenemez. Suyundan, içilerek ve yıkanılarak şifa umulan yatırlar olduğu gibi çamurundan şifa umulanlar da vardır. Kars’ın Akyaka ilçesindeki Çemlik köyünde, yılancık ve benzeri hastalıkların tedavisinde çamuru kullanırlar. Üç Bacılar Türbesi: Bitlis merkezde Gökmeydan semtindedir. XV. yy.da II. Şerefhan’ın kız kardeşleri oldukları ifade edilmektedir. Dileklerin yerine getirilmeleri için genelde bayramlarda ziyaret edilir. Van’ın Erciş ilçesi Tekler köyündeki ziyaretin ismi ise Kavgalı iki Bacı veya Kavgalı Bacılar ziyaretidir. Aynı ilçenin Ziyaret köyünde Bacı-kardaş ziyareti vardır. Bacı kelimesi genel anlamı ile kız kardeş veya kız kardeş yerine konulmuş bayan anlamına gelirken bu kelimenin Alevi Bektaşi İslâm Türk kesiminde özel anlamı vardır. Sıradan olmayan bu bacılığın bize göre derinliklerinde Bacıyan-ı Rum inancı vardır. Bitlis’deki Üç Bacılar Türbesi üç ulu kız kardeş anlamında olmalı. Hacı Fatma Ana’nın Türbesi: Yozgat ili Çekerek ilçesi, Çeltek köyündedir. Burası hastalıkların şifası için ziyaret edilir. Muğla’da Sarı Ana Türbesi bu türden türbelerimizdendir. Hayme Ana Türbesi: Kütahya Domaniç’in Çarşamba köyündedir. Türbede Osmangazi’nin ninesi Ertuğrul Gazi’nin annesi, Gündüz Alptekin’in eşi Hayme Ana yatmaktadır. Yatır, hayır dualarla anmak Kur’an-ı Kerim ve mevlit okumak için ziyaret edilir. Türbe civarında cirit oynanır, folklorik gösteriler yapılır, mehter takımı marşlar çalar, etli pilâv ikramı yapılır. Ölü için hayır işlemek halkımızın eski ve yaşayan inançlarında önemli bir yer tutar. İnsanlara olduğu gibi bitki ve hayvanlara da hayır işlenir. İnsanlar için ölü aşı verilirken, mezarlara, yolcuların içmeleri için testi ile su konulur. “Kurdun kuşun içmesi için” mezar taşlarına suluk da yapılır. Fatma Ana Türbesi: Sivas ili Suşehri’ndedir. Sivas yatırları arasında Horasan Erenlerinden Köse Süleyman ile Osman Gazi’nin kardeşleri olan Fatma Ana, Şemsi Ana vardır. Bunlar Anadolu Bacıları, Bacıyan-ı Rumlar’dandır. Sarı Ana Türbesi: Marmaris’teki Ballıcaların sefere çıkmadan ziyaret ettikleri bir yatırdır. Denizde dara düşenler “Yetiş Sarı Ana” diye ondan medet isterler. Nasihati üzerine kursağında haram lokma bulunanların sefere katılmamalarının hayrına inanılır. Ana Hatun Türbesi:
İsminde gelin olan ziyaretler ise çok kere taş kesilme motifi ile ilgilidir. Bir çok yerde
Mardin Derik’in Dumluca köyündeki türbede
Aksaray ili Güzelyurt ilçesi Selime kasabasındaki
Erzurum’dadır. Burayı rüyasında görenler ve ona hürmet duyanlar, ziyaret ederler. Afyon’da ise Kadın Ana Türbesi vardır. Gelin Kayası, Gelin Alayı Kayaları vardır. Van’ın Erciş ilçesi Ernis köyündeki Gelin Alayı Ziyareti bunlardan birisidir. Yine aynı ilin Gürpınar ilçesi Değirmen köyünde Gelin Taşı vardır. Gelin – Güvey Kayaları ise Van’ın Derebey köyündedirler. Balca Nine Türbesi: Kırklareli Babaeski ilçesi Mutlu köyündeki türbede Balca Nine yatmaktadır. Ziyaret edenler dua eder, dilekte bulunurlar. Rivayete göre, Türbeye ait bir şeyin alınmasını Balca Nine onaylamamakta hatta cezalandırmaktadır. Yatırlarda görünen bu sahiplilik inancı evvelce de belirttiğimiz gibi çok yaygındır. Vasiye Nine: Kocaeli Karamürsel’de Camiatık Mahallesi Park caddesindedir. Vasiye Nine, kadın evliya olarak bilinir. Ziyaretçiler ruhuna fatiha okurlar. Rivayete göre Vasiyet Nine yaşadığı devirde denizlerde sıkıntıya düşenlere manevî gücü ile yardıma koşarmış. Birgün sırrını açıklamak zorunda kalınca oracıkta ölüvermiştir. Dağıstanlı Şeyh Mustafa Efendi Türbesi Isparta Senirkent merkezde İstiklâl mahallesi Dağıstanlı sokaktadır. Bu türbede de Şeyh’in aile efradı yatmaktadır. Bu tür türbelerde keramet hazirede yatanlarda değil türbeye adını veren ulu zatlardadır. Bizim vurgulamak istediğimiz ulu zatın manevî alanından istifade edilirken cinsiyetin bir faktör olmadığını belirtmektir. Burası, mecnunlar, deliler tarafından ziyaret edilir. Bu şekilde gönül hastalarına şifa veren özel türbeler de vardır. Mem-u Zeyn Türbesi bu türdendir. Mem-u Zin Türbesi: Şırnak ili Cizre ilçe merkezindedir. Genç âşıkların ziyaret ettikleri bir türbedir. Burada Mem isimli erkek ile Zin isimli kız âşıklar yatmaktadır. Bolu–Göynük ilçesi Kaşıkçı Şeyhler köyündeki Şıhlar Türbesi’nde bir erkek ile bir kadının yattığı inancı vardır. Bu tepede başka bir şey yoktur. Burası sıtma gibi hastalıkların tedavisi, çocuk dileği ve yağmur duası için ziyaret edilir. Ziyarete gelenler burada yatar, gördükleri rüyayı uygulayarak muratlarına ereceklerine inanırlar. Burada adak kurbanları kesilir. “Hacet Bayramı” kutlanılır. Eşlerin aynı türbede bir mezar içinde yattıkları çeşitli Türk kesimlerinde nadiren de olsa görünmektedir. Türkmeneli Erbil’in kuzeyindeki yatırda çiftlerin bir uzun mezarda bir arada oldukları ifade edilmektedir. Rüya yorumu ile ve yatırın türbesinde yatılarak tedavi olma da oldukça sık rastlanılan bir inançtır. Kasımpaşa Türbesi: Bu türbede Kasımpaşa ve kız kardeşi yatmakta olup türbe Mardin merkezde trafo altındadır. Hicrî 787 yılında yapılan türbe, hacılar tarafından hacdan evvel ve sonra ziyaret edilir. Dağıstan’da hacca gidemeyenlerin üst üste yedi defa ziyaret edilmesi hâlinde hacı olunacağına inanılan Hasan–Hüseyin türbesi vardır. Anadolu’da hacdan evvel ziyaret edilen ulu kabirler vardır. İstanbul türbeleri bir dönem hacdan evvel gezilirdi. Esasen hacı adayları hacca gitmeden evvel çok kere bulundukları çevrenin türbelerini genelde dolaşırlar. Zeytuna Hatun, Seyid Şeyh Seşdaş Hazretleri ile aynı türbede yatmaktadır. İnanışa göre; bir değirmeni besleyecek kadar suyu olmasına rağmen, ziyarete gelenler arasında iyi niyetli olmayan şahıslara suyu keser su vermezmiş. Anadolu’da iyi niyetli olmayan ziyaretçilere karşı verici olmayan hatta onları cezalandırdığına inanılan başka yatırlar da vardır. İstanbul Eminönü Süleymaniye Mahallesi Tiryaki sokaktaki Kanuni Sultan Süleyman Türbesi’nde Rabia Sultan, Zeliha Dilarup Sultan ve Aziye Sultan da yatmaktadırlar. Yine Eminönündeki Sultan II. Mahmut Türbesi’nde Abdulaziz’in ve II. Mahmut’un eşleri de yatmaktadırlar. Eminönü’nün At meydanındaki I. Ahmet Türbes’inde I. Ahmat’in yanı sıra oğulları ve kızları da yatmaktadır. Cedid Havatin Türbesi’nde Sultan IV. Murat, Sultan Abdulmecit ve II. Abdülhamid’in çocukları ve eşleri de yatmaktadır. Kanuni’nin torunu olan Huma Şah Sultan’ın kızı Fatma Sultan’ın Eminönü’ndeki türbesi ise müstakil bir yapıdır. Hanedana mensup olan Çelebioğlu Alaaddin Mahallesi’ndeki Hatice Turhan Türbesi’nde Hürrem Sultan’ın, Kanuni Sultan Sülyeyman’ın ve Köprülü Mehmet Paşa’nın türbelerinde de durum aynıdır. III. Selim, Sultan II. Mahmut Şehzade Mehmet, Şehzade Mahmut, Sultan V. Murat, Siyavuş Paşa, Sokullu Mehmet Paşa, Pertev Paşa, Nakkas Hasan Paşa, Hasan Hüseyin Paşa, Abdurrahman Paşa, Adile Sultan, Nakşidil Valide Sultan, Gülüstü Sultan, Gülbahar Sultan Şahu Huban Hatun Hekimoğlu Ali Paşa, Divitçi Şeyh Mustafa, Zeynep Kamil, Merkez Efendi’ye ait türbelerde ve daha bir çok türbede hanedan mensupları âdeta bir gelenek geliştirmiş bu geleneği hanedan dışındaki bazı ünlü isimler de uygulamışlardır. Buna göre, Şeyhlerin türbeleri etrafında tarikat mezarlıkları oluşmuştur. Hanedan mensupları da aile mezarlıkları oluşturmuşlardır. Ankara Altındağ Atpazarı sok. yedi numadrada, Saraç Sinan Türbesi bulunmaktadır. Türbede Saraç Sinan ile birlikte aile efradı da kalmaktadır. Burası özellikle bayanlar tarafından ziyaret edilmekte Kur’an-ı Kerim okunup dualar edilmektedir. Türbelerin ziyaretinde ziyaret edilenin veya ziyaret edenin cinsiyet farklılığı olmazsa olmaz noktasında değildir. Ancak ulu zatların âdeta ihtisaslaştıkları şifa alanları vardır. Bazı yatırlar annelikle ilgili ihtiyaçlar için ziyaret edilirler. Afyon Merkez, Mevlevi Camii’ndeki Mevlevi Türbesinde erkek Mevlevilerin yanı sıra Bahar Hatun, Güneş Hatun, Mutahkara Hatun, Fatma Zehra Hatun da yatmaktadır. Türbe genellikle burada yatanların keramet sahibi olduklarına inanıldıkları için ziyaret edilir. Buraya çocuğu çok ağlayanlar ve evlenememiş kızlar dua için gelirler. Tarikatlara mensubiyet şüphesiz sadece erkeklere mahsus bir imtiyaz değildi. Tarikat ehlinin defnedildiği Şeyh türbelerine, tarikata mensup mevki edinmiş ulu hatunların da gömülmeleri doğaldır. Manisa Akhisar’daki Şeyhisa Türbesi’nde Şeyh, karısı İnci Hatun oğlu İlyas ve annesi Meryem birlikte yatmaktadırlar. Manisa Gölmarmara’daki Mehmet Ağa Türbesi’nde Mehmet Ağa’nın oğlu ile kızı bir arada bulunmaktadır. Manisa Yirmiiki Sultanlar Türbesi’nde Manisa’da valilik yapan şehzadelerin aile ve çocukları yatmaktadır. Sandukalardan sekizi erkek diğerleri kadın ve çocuklara aittir. Malatya Darende Balaban’daki Şeyh Abdurrahman Erzincani Türbesi’nde de oğlu ve Necmiye Hatun bir aradadırlar. Ali Paşa Türbesi’nde aile etrafı da yatmaktadır. Ali Paşa Türbesi’ndeki ölü başlarının savaş zamanında kayboldukları ve savaş sonrası türbeye döndüklerine inanılır ki, bu inanç da Ana Maygıl inancının bir ürünüdür. Niğde merkez Şehitler Sağlık Müdürlüğü önünde bulunan Hüdavent Hatun Türbesi’nde Selçuklu hükümdarı Keyhüsrev’in oğlu Şehit Rüknettin Kılıç Arslan, Hüdavent Hatun ve Niğde Sancak beyinin kızı Belkıs yatmaktadır. Giresun merkez Tekke köyünde yatmakta olan Şeyh Yakup Türbesi’nde aileden fertlerin arasında halifenin eşi ve kız kardeşi de vardır. Mamahatun Türbesi: Erzincan ili Tercan ilçesi Mama Hatun semtindedir. Mamahatun, Saltuklu Beyliğinin kurucusu Alaattin Keyhusrev’in kızı olup aile efradı da bu türbede yatmaktadır. Türbeyi Ahlatlı mimar Şaşı Musaddal yapmıştır. Yontma taş ve Horasan harcı ile yapılmıştır. Kümbet’in altında bir çeşme vardır. Burayı ziyaret edenler kasabanın kurucularına dua ederler. Rivayete göre Tercan’ın ilk sahibi kadın olduğu için burası uğursuz yer olarak kabul edilmiştir. Yavuz Sultan Selim burada konaklamak isteyince asker huzursuz olmuş ve konaklamaktan vazgeçilmiştir. Türk halk inançlarında, uğursuz sayı, uğursuz gün, uğursuz hayvan gibi uğursuz yer inancı da vardır. Uğursuz yerler çok kere Sahipli Yerler olarak bilinir. Bunlar bazen de cinli yerler olarak anlatılır. Türk halk inançlarında kadının kadınlığından gelen özel yeri vardır. Kadınların özel hâlleri ile ilgili ayrıca inançlar vardır. Türk halk tasavvufunda kut bulmak için cinsiyetin bize göre yeri yoktur. Ancak, bir dönem Anadolu ve Kafkasya’da işe giden erkek önünden kadının geçmesini veya ilk karşılaşacağı kimsenin kadın olmasını istemezdi. Bunun için kadınlar dışarıya çıkınca belirli yerlerin dışına çıkamazlardı. Erzurum Pasinler ilçesi Ardıçlı köyündeki Mısırlı Ali Gazi Paşa Kümbeti ve Ferruh Hatun Kümbeti, birlikte kutsal bir mekân oluşturmuşlardır. 850–900 yıl evveline ait kümbet, Kurtuluş Savaşı günlerinde Ermenilerin saldırısına uğrar. Ermeni milisleri türbeyi kurşunlamaya, kümbetin üzerine çıkıp yıkmaya kalkışırlar. Bunun üzerine türbe şiddetli bir sarsıntı ve savunma ile Ermeni milisleri çevreye savurur. Türk halk inançlarında günümüzde de yaşamakta olan Yeşil Sarıklılar inancına göre geçmişin ulu zatları vatan savunmasında, yaşayan halkla birlikte savaşa katılır. Bu inancın derinlerinde eski Türk inanç sistemindeki Ana Maygıl inancının izleri vardır. Diyarbakır ili Lice ilçesi Savat (Hazan) köyünde Şeyh Abdulkadir’e ait türbede aileden Asiye, Fatma ve Rukiye’nin de kabirleri vardır. Nakşibendi Tarikatı şeyhlerine ait türbeyi halk, şeyh mürşit ve halife olduğu inancından yola çıkarak ziyaret etmektedir. Çorum merkez ilçe, Emirahmet, Üçdutlar mahallesinde yatmakta olan Ümmü Gülsüm bir hatun yatırdır. Sonuç Türk halk inançlarında ulu can olmak itibarıyla er ve kadın kişi farkı yoktur. Keramet gösterme veya yararlı olabilme durumunda da cinsiyet farkı bir faktör değildir. Bu özellik Türklerin İslâm evveli ve sonrası inançlarında aynıdır. Bu özellik İslâm inanç çevrelerinin hepsinde aynıdır. Ulu canların hikmetlerinden ve ruhaniyetlerinden nasip alabilmek için 72 millet aynı şansa sahiptirler. Ulu zatlar yaşamları ile Allah’ın rızasına talip oldukları için iyi, güzel, temiz, doğru yaşarlar. Onların bu yaşamını örnek almak, insanları mükemmelleştirmekle kalmaz, örnek alan insan sayısı arttıkça onların Allah nazarında itibarları artar. Bu onlara daha iyi daha güzel daha temiz daha doğru olma yükümlülüğünü getirir. Zira onlar yaşam tarzları ve çevre ile ilişkileri onaylanmış kimseler olarak kabul edildikleri için, takipçileri örnek alınarak Allah’ın rahmetine talip olunur. Âdeta onları izlemek sünnet gibi bir şeydir. Sünnet, Allah’ın uygun gördüğü yaşam biçimini Peygamberin hayatında uygulaması değil midir? Bu itibarla ulu zatların mükemmel olmaya celbetme mecburiyeti vardır. Mukaddes mezarları ziyaretten alıkoyan zihniyet, İslâm’ı muhtevasız bir kabuk olarak değerlendirme midir? Tevhide ters düşmek midir? Bu türden ziyaretlere mani olmak, kurtuluşa giden kapıyı kapak mıdır? Bu ziyaretler mukaddes ve manevî faydalarla dolu bir iş midir? Bu ziyaretler manevî kemâle ermek ve Allah’ın rızasını celbetmek için gerekli midir, gibi hususlar bizim bu yazımızın öncelikli konuları değildir. Bu itibarla bu konulara değinmemeye çalıştık. KAYNAKLAR ARAS, Nezihe,
ÖZÇELİK, Mehmet, “Efsanelerdeki Tayy-i Zaman, Tayy-i Mekân Motifi ve Âşık Mehmet”
Anadolu Evliyaları, İstanbul 1975 AYDIN, Mürsel, “Mukaddes Mezarları Ziyaret Etmenin Felsefesi” Ehl-i Beyt S.2 Eylül – Kasım 1993 sh. 193-196 BARKAN, Ömer Lütfi, “Kolonizatör Türk Dervişleri” Vakıflar Dergisi C. II, 1942 s. 279-353 BİRDOĞAN, Nejat, “Anadolu Aleviliğinde Kadın Bacılar Bacıyan-ı – Rum” Folklor Halk Bilimi Dergisi C. 4. S. 36 Ağustos 1988 s. 3-12 Doğan, KAYA, “Sivas’ta Yatmakta olan Horasan Merkezli Anadolu Erleri” Bildiri, 2003. İŞLİ, Necdet, İstanbul’da Sahabe Kabirleri ve Makamları, Ankara. KAYA, Ruhi, Erzincan Efsaneleri Üzerine Bir Araştırma, Ankara 1994 KOHBACH, Markus, (çev. Nejat Gögünç) “Zühidlikten Mücahidliğe: Geyikli Baba Osmanlı Süfilik Tarihine Bir Katkı”, Bursa Defteri, Eylül 1999 s. 69 – 73 KALAFAT, Yaşar, “Anadolu Halk Sufizminde Erenlerin Yeri ve Rolleri”, 1. Uluslar arası Türk Dünyası Eren ve Evliyaları Kongresi Bildirileri Ankara, 1998, s. 227 –237. KURT, Rahmi, Sivas Merkez ve Merkeze Bağlı Köylerdeki Ziyaret ve Adak Yerleri, Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yeterlilik Lisans Tezi, Sivas, 2001 OCAK, Ahmet Yaşar, “Türk Folklorunda Rum Abdalları” VI. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi Bildirileri-II.C. Ankara 1992, s. 271-276. SDÜ. Fen –Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, S. 5, s. 173- 176 SELÇUK, M. Kemal, “1999’da Geyikli Baba” Bursa Defteri Eylül 1999, s. 74-77 Tercüman Gazetesi, Evliyalar Ansiklopedisi 11. Cilt. İstanbul 1992 Türkiye Gazetesi, Batı Anadolu ve Rumeli Evliyaları 2. Cilt İstanbul 2004 Türkiye Gazetesi, İstanbul Evliyaları, İstanbul 2004 Türkiye Gazetesi, Orta Anadolu Evliyaları, İstanbul 2004 DİPNOTLAR Dr. ASAM Kafkasya Ülkeleri Masa Başkanı